Birinci TİP deneyimi
bir daha yaşanır mı acaba?

Türkiye'de Leninizme
yer var mı?
Gezi Ayaklanması
saptamaları

Yeni bir dil, hareket
ve geleneksel refleksler

Sol, iktidara nasıl
gelebilir?

 

Yeni Cevap 
'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?
10-11-2013, 23:18 (En son düzenleme: 10-11-2013 23:23 Erkin Özalp.)
Mesaj: #1
'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?

Tayyip Erdoğan’ın “kızlı-erkekli kalınan öğrenci evleri”yle ilgili açıklamalarına karşı çok sayıda protesto eylemi düzenlendi. Bu eylemler arasında pek fazla (belki de hiç) ideolojik farklılık bulunmuyordu. Ne de olsa, eylemlerin tümünde, somut bir gelişmenin yarattığı toplumsal tepkileri sokağa taşımak hedefleniyordu. Ve eylemlerin belki de tümü, çağrıcı örgütlerin üye tabanlarından daha geniş kesimlerden destek aldı. Ama nedense, hedefleri ve ideolojik çerçeveleri neredeyse aynı olan eylemlerin yine neredeyse tümü ayrı örgütler tarafından düzenlendi. Hatta bazıları aynı gün ve aynı yerde ama farklı saatlerde, bazıları da aynı yerde ama farklı günlerdeydi.

Belki biraz da bu nedenle, sermaye medyası söz konusu eylemleri büyük ölçüde görmezden gelebildi.

“Kızlı-erkekli eylemler”in en önemli düzenleyicileri, Halkevleri, ÖDP, TKP ve/veya bu örgütlerle aynı çizgideki öğrenci örgütleriydi. Daha önce pek çok ortak eylemde yer alabilmiş ve Gezi Direnişi boyunca AKP iktidarına yönelik ortak mücadelenin birer parçası olabilmiş olan örgütler neden bir araya gelemedi?

Aynı örgütler ortak hareket edebilseydi ve daha önemlisi, kendilerini öne çıkarmaya çalışmak yerine mümkün olan en geniş katılımlı eylemlerin örgütlenmesi (Taksim Dayanışması da dahil olmak üzere başka parti ve örgütlerin de çağrı yapması) için çaba harcasaydı, “Gezi ruhu”nu yaşatmak konusunda çok daha başarılı olmazlar mıydı? Ve bundan hem ülkemiz hem de tek tek örgütler daha fazla yararlanmaz mıydı?

Ama görüldüğü kadarıyla, sosyalist örgütler, “kızlı-erkekli” eylemler düzenlerken, toplumsal ölçekteki mücadeleyi yükseltmekten çok, kendi tabanlarını genişletmeyi (ya da en azından elde tutmayı) hedefledi. Üzücü değil mi?

Kanımca, ilgili haberlere topluca göz atılması, eylemlerin “ayrı”lığını sorgulamak için yeterli.

9 Kasım Cumartesi günü, TKP’ye yakınlığıyla bilinen Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun (FKF) çağrısıyla başka illerin yanı sıra İstanbul (Kadıköy), Ankara, İzmir (Alsancak), Gaziantep ve Mersin’de “kızlı-erkekli” eylemler yapıldı:

 

“Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun çağrısıyla toplanan binlerce kişi, Kadıköy Boğa’dan Yoğurtçu Parkı’na kızlı erkekli bir yürüyüş yaptı.” (soL)

“Ankara’da Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun çağrısıyla bir araya gelen öğrenciler Erdoğan’ın öğrenci evlerine ilişkin açıklamalarını protesto etti.” (soL)

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın öğrenci evleriyle ilgili sözlerine bir tepki de İzmir’de verildi. Kıbrıs Şehitleri’nden hareket eden binlerce vatandaş, Başbakan’ın sözlerine tepki gösterdi. Yürüyüş sırasında gittikçe kalabalıklaşan eylemi evlerinden izleyen vatandaşlar alkışlarla destek verdi.” (soL)

“Gaziantep’e bir araya gelen FKF’liler Erdoğan’ın açıklamalarına karşı ‘kızlı-erkekli’ eylem yaptı.” (soL)

“Mersin’de bir araya gelen FKF’liler Erdoğan’ın açıklamalarına karşı ‘kızlı-erkekli’ eylem yaptı.” (soL)

 

Yine 9 Kasım Cumartesi günü, Halkevleri’ne yakınlığıyla bilinen Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla İzmir (Alsancak) ve Antalya’da “kızlı-erkekli” (ya da “kadınlı-erkekli”) eylemler yapıldı:

 

“İzmir’de üniversiteliler kızlı erkekli şenlikte buluştu. Alsancak’ta başlayan şenlikte kızlı erkekli koro şarkılarını seslendirirken, İzmirliler Tayyip’i yumurtayla on ikiden vurdu.” (kolektifler.net)

“Antalya’da bugün AKP’nin yaptığı ‘Kızlı – erkekli’ açıklamalarına karşı Cumhuriyet Meydanında kadınlı – erkekli etkinlikler düzenlendi.” (Sendika.Org)

 

Aynı gün, Halkevleri tarafından Kocaeli’nde de bir eylem düzenlendi:

 

“Kocaeli’de Üniversiteli Kadın Kolektifi ve Halkevci Kadınlar, Tayyip Erdoğan’ın  ‘kızlı erkekli’ ev açıklamasını ‘İki dakikada Tayyip’ oyunuyla protesto etti.” (kolektifler.net)

 

10 Kasım Pazar günü ÖDP’nin çağrısıyla İstanbul (Kadıköy) ve Antalya’da eylemler yapıldı:

 

“Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin çağrısı ile yapılan ‘sananeTayyip’ eylemleri başladı. İlk eylem bugün Antalya’da gerçekleştirildi. Çağrıya uyan binlerce kişi İstanbul Kadıköy’de buluştu.

Kadıköy’de binler yürüdü...

Özgürlük ve Dayanışma Partisi, AKP’nin despotik uygulamalarına, özel hayat müdahalelerine ve de gerici-yobaz uygulamalarına karşı ‘sen Haziran’dan hiç bir şey anlamadın Tayyip!’ demek için bugün saat:13.30’da Kadıköy Boğa’da buluştu.” (Birgün)

 

Oysa aynı özneler 9 Kasım’da Adana’da ortak bir eylem düzenleyebildi:

 

“Başbakan Erdoğan’ın ‘kızlı erkekli öğrenci evlerine müdahale edeceğiz’ sözleri Adana’da protesto edildi. Fikir Kulüpleri Federasyonu, Öğrenci Kolektifleri ve Gençlik Muhalefetinin çağrısıyla ‘Kızlı Erkekli yürüyoruz’ eylemi düzenlendi.” (soL ayrıca kolektifler.net)

 

Ne var ki, İstanbul için yapılan son eylem çağrısı yine tek bir özneden geldi:

 

“İstanbul’da Öğrenci Kolektifleri, Tayyip Erdoğan’ın ‘kızlı-erkekli evleri basacağız’ açıklamasından sonra gençliğe çağrı yapıyor: ‘Gelin kızlı erkekli kalalım!’ Üniversiteliler Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi kampüsünde bir gün boyunca şenlikle kalarak, ‘kızlı erkekli’ şarkı söyleyecek, tiyatro oynayacak, vizelere çalışacak, horona ve halaya duracak hep birlikte dans edecek, tartışacak ve düşünecek. Üniversiteliler 13 Kasım Çarşamba 18.00’dan itibaren, Mimar Sinan’da.” (kolektifler.net)

 

Bu arada, “kızlı-erkekli” eylemlerden biri de HDK/HDP tarafından 8 Kasım Cuma akşamı Beyoğlu-Tünel’de (İstanbul) gerçekleştirilmişti:

 

“HDK İstanbul Meclisi ve HDP İstanbul İl Örgütü, Erdoğan’ın öğrenci evlerine yönelik gerici söylemlerine karşı Taksim Tünel’de basın açıklaması yaptı.” (kizilbayrak.net; ayrıca bianet.org)



 

 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
11-11-2013, 23:31
Mesaj: #2
RE: 'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?
Ben bu konudaki ayrışmanın, Türkiye solunda ortaya çıkan yeni durumla ilgili olduğunu düşünüyorum. Henüz bir adı konulmamış olsa da, solda (belki de olması gerektiği gibi) ciddi bir ayrışma yaşanıyor. HDP ve onun bileşenleri, TKP'yi "ulusol"culukla suçluyor ve son 29 Ekim eyleminden sonra bu söylem iyice belirginlik kzandı.

ÖDP ve Halkevleri ise HDP'nin dışında kalırken, bir yandan da TKP ile yan yana görünme kaygısı taşıyor diye düşünüyorum. Bu da, ÖDP ile Halkevlerinin TKP ile ortak bir zeminde bir araya gelmesini engelliyor. Peki bunun nedeni ne?

Bence bunun en büyük nedeni, Türkiye'de bir grubun/partinin/örgütün ne kadar solcu olduğunun, Kürt hareketine olan mesafesi ya da açısı üzerinden belirlenmesi. Kürt hareketinin mevcut politikalarına eleştirel yaklaşan TKP direkt "ulusol" ya da "Türkiye Kemalist Partisi" olarak adlandırılırken, kendi politik hattını bırakıp, neredeyse Kürt hareketinin organik bileşeni haline gelmiş siyasetler "solcu" olarak tanımlanıyor. 

Kuşkusuz olayın bir de sol liberallerle ilgili olan boyutu var. Türkiye'de solculuğun, sınıftan azad edilerek, "özgürlükler" üzerinden tanımlanmasının teorik altyapısı bu kesim tarafından oluşturulmakta. Bu noktada, özellikle Birikim çevresinin çok önemli bir rol oynadığı da bilinmekte.

HDP çatısı altına giren "öznelerin" ileriki süreçte ne hale geleceği elbette başka bir tartışmanın konusu elbette ancak şunu da belirtemden geçmek mümkün değil: Bu siyasetler, bana göre, bir daha asla kendi başlarına birer siyasi parti/örgüt olamayacaklardır.

Yukarıdaki değerlendirmenin ardından şöyle bir sonuca varılabilir: Türkiye'de sol yeniden şekillenip/ayrışırken, kimin nerede durduğu son derece önemli bir konu. TKP'nin yaptığı "Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma" hamlesi, bir yandan onu önemli ve kilit bir parti durumuna getirme potansyeli taşırken, bir yandan da, eğer başarılı olamazsa, boşluğa düşürme riski barındırıyor.

ÖDP ve Halkevlerinin tutumu ise, konjonktürel olarak, içinde kendi doğrularını barındırıyor ancak biraz tereddütlü bir siyaset gibi geldi bana. Kürt hareketi ve bazı sol unsurlar tarafından "ulusol" ilan edilen TKP'ye mesafe koymak da bunun bir sonucu olsa gerek. Öte taraftan, henüz olgunlaşmamış ve siyaseten nasıl bir noktaya varacağı (bence bekleneni vermeyecek) belli olmayan bir siyasi maceraya (HDP) dahil olmamak, ya da mesafe koymak da aynı kaygının ürünü bence...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
11-11-2013, 23:43
Mesaj: #3
RE: 'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?
Ayrıca, şu linkte yürüyen tartışma, HDP çevresinde TKP'ye nasıl bakıldığına dair ipuçları veriyor: http://www.sosyalistforum.net/politik-gu...hdp-3.html
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
12-11-2013, 12:06
Mesaj: #4
RE: 'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?
Ulas353 arkadaşımızın, açmaya çalıştığım tartışmaya anlamlı katkılarda bulunduğunu düşünüyorum.

Gerçekten de, eğer aynı konuda ve aynı ya da benzer sloganlarla, ama “ayrı” eylemler düzenleniyorsa, bunun birtakım “nesnel” nedenleri olmak zorunda. Arkadaşımız, soldaki bazı farklılaşmalar üzerinde durarak, bu nedenlerin bir bölümüne ışık tutmuş oluyor.

Ve bu dediğimden daha fazlasını yapıyor tabii ki...

Ama bana öyle geliyor ki, bunlar, tartışmayı anlamsız ya da gereksiz kılmıyor.

Farklı sol örgütler her konuda ortaklaşıyor olsalar, neden birleş(e)medikleri sorgulanırdı!

Gezi Direnişi sırasında, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyenlerle “Mustafa Keser’in askerleriyiz” diyenler (bu ikinci kesim birincisine göre hayli “marjinal” olsa bile) yan yana yürüyebilmişti. Sosyalist örgütlerse, iki sloganı da benimsememelerine karşın, bunlardan herhangi birini gerekçe göstererek Gezi Direnişinden uzak durma yoluna gitmemişti. Çünkü, Gezi Direnişi, her bir sosyalist örgütün kendi başına elde edebileceğinden çok daha büyük olanaklar yaratıyordu.

Gezi Direnişinde, “üç beş ağaç” için bir araya gelinmişti. Bu kez, “öğrenci evleri” için eylemler yapıldı. Her bir örgüt kendi eylemlerini düzenleyeceğine, en azından büyük illerde ortak eylemlerin düzenlenmesine yönelik girişimlerde bulunulamaz mıydı? Bu ortak eylemlerin çağrılarını örneğin park forumlarının ya da örgütlü-örgütsüz aydınların ya da kitle örgütlerinin ya da çok sayıda sosyalist örgütün yapması sağlanamaz mıydı? Ortak eylemler, ayrı eylemlere göre çok daha büyük bir toplumsal etkiye sahip olmaz mıydı? Tek tek sosyalist örgütler de, ortak eylemler sayesinde daha fazla kazanım elde etmez miydi?

Doğru bir “öncülük” anlayışı, mümkün olan en geniş mücadele birlikteliklerinin sağlanması için (gerekiyorsa özverilerde de bulunarak) çaba harcamayı gerektirmez mi?

Tek tek sosyalist örgütlerin kendi başlarına eylem yapmalarını kaçınılmaz kılan kendilerine özgü mücadele başlıkları da var elbette. Ama kanımca, “kızlı-erkekli” eylemler bu kategoriye girmiyordu...
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
12-11-2013, 19:24
Mesaj: #5
RE: 'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?
Böyle birşey var. 
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "kızlı erkekli evlerde kalınmasının gayrımeşu olduğu"na dair açıklamasına bir tepki de İzmir'den geldi.İzmir'de aynı evde kalan Ege Üniversitesi öğrencileri Gamze Selçuk ve Ali Haydar Temel, savcılığa kendilerini ihbar eden bir dilekçe sundular.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyase...beri-82500

 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-11-2013, 21:24
Mesaj: #6
RE: 'Kızlı-erkekli' eylemler neden ayrıydı?
http://odp.org.tr/izmir-corum-ve-kocaeli...p-diyecek/

İzmir, Çorum ve Kocaeli #sananeTayyip diyecek…

hayatımdan… bedenimden… kızlı erkekli oturmamdan… çocuğumdan… kaç çocuk doğuracağımdan… SANANE diyenler İzmir, Çorum ve Kocaeli’nde sokağa çıkıyor.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin çağrısıyla geçtiğimiz hafta İstanbul ve Antalya’da gerçekleştirilen sananeTayyip eylemleri 16-17 Kasım tarihlerinde İzmir, Çorum ve Kocaeli’nde gerçekleştirilecek.
AKP’nin baskıcı ve otoriter uygulamalarına karşı sokağa çağıran ÖDP, İzmir’de 16 Kasım Cumartesi günü saat 15.00′da Bornova Metro İstasyonu çıkışında toplanarak Küçükpark içinde yürüyüşün ardından Küçükpark Meydanı’nda halk kürsüsü kuracak.
Kocaeli’nde ise 17 Kasım Pazar günü saat:14.00’da Belediye İş Hanı önünde buluşulacak.
Çorum’da ise 16 Kasım Cumartesi günü Halk pazarında basın açıklaması yapılacak.

http://odp.org.tr/izmir-corum-ve-kocaeli...p-diyecek/
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 


Foruma Git:

[-]
Duyurular
Forum üyeleri, alt forum başlıklarından uygun olanına tıkladıklarında açılan sayfadaki YENİ KONU AÇ butonlarını kullanarak yazı ekleyebilir
MS Word'den forumumuza yazı aktarma

[-]
Son Yazılar/Yorumlar
Açık Radyo Kimin Sesi
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:24
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4209
Suriye'nin Fua ve Kafraya Beldelerinde Katliam V...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:01
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 6572
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Son Yazı: A. Meriç Şenyüz
16-07-2015 10:23
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 12184
Jerónimo de Sousa ile PCP’nin seçimlere bakışı ü...
Son Yazı: haddizât
07-07-2015 20:02
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5091
Yeni Dönemde Birleşik Haziran Hareketi Ne Yapmal...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
21-06-2015 18:12
» Cevaplar: 7
» Gösterim: 11353
AKP'NİN SILAHLANDIRDIĞI VE HER TÜRLÜ DESTEGİ VER...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-06-2015 18:23
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 3608
HDP seçimlerde neden desteklenmeli?
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
05-06-2015 12:25
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5361
Bereketli toprakların ozanı Orhan Kemal 100 yaşı...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
03-06-2015 23:49
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 6382
seçimde ne yapmalıyız?
Son Yazı: ali mert
22-03-2015 00:57
» Cevaplar: 10
» Gösterim: 17779
Vişnelik sürecinin katılımcılarına bir öneri
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-02-2015 21:47
» Cevaplar: 11
» Gösterim: 26666