Birinci TİP deneyimi
bir daha yaşanır mı acaba?

Türkiye'de Leninizme
yer var mı?
Gezi Ayaklanması
saptamaları

Yeni bir dil, hareket
ve geleneksel refleksler

Sol, iktidara nasıl
gelebilir?

 

Yeni Cevap 
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
09-07-2015, 15:46 (En son düzenleme: 09-07-2015 16:39 A. Meriç Şenyüz.)
Mesaj: #1
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
[Resim: isci_sinifi.jpg]
7 Haziran'da önemli bir başarı (illa böyle adlandırılmak isteniyorsa zafer) kazanıldı. Sevinmek hakkımızdı yeterince de sevindik. Seçimlerden önce toplumsal muhalefet güçleri arasında AKP'nin asla ve kat'a sandıkta geriletilemeyeceğini söyleyenlerle AKP'yi geriletmenin Meclis ayağının da bulunduğunu söyleyenler arasında bir tartışma yaşanmıştı. Zaman zaman İleri Haber'de çeşitli yazılara da yansıyan ve sağlıklı bulduğum bu tartışma da sanıyorum ki bu seçim sonuçlarıyla birlikte en azından belirli yönleriyle bir çözüme kavuşmuş oldu. Diğerlerini bilemem ama en azından Marksistler, maddenin düşünceden önce geldiği gibi bir temel nosyona sahiptir ve düşünceleri maddi gerçeklikle çeliştiğinde o maddi gerçekliğe kızmak yerine düşüncelerini değiştirirler. Yer yer sertleşen bu tartışmada tarihsel olarak yanlışlanan tarafta yer alan arkadaşların da fikirlerini yenileme olgunluğunu göstereceğini beklemek hakkımızdır sanıyorum.

Mesele 'ben doğrulandım, sen yanlışlandın' tartışması değil de, sosyalist iktidar hedefine doğru uzun yürüyüşümüzde seçim denen enstrümanı yerli yerine oturtmak olduğuna göre buradan dersler çıkarmak hepimizin hayrına... Kaldı ki tartışmanın hem güncel hem de stratejik boyutları bulunuyor. Örneğin Türkiye Komünist Partisi'nin bölünmesine yol açan TKP MK Tezleri'nde* ifade edilen öngörülerle 7 Haziran sonuçlarının doğrudan bir ilgisi var. Tezlerin temel mantığı dünya kapitalizminin yaşadığı büyük krizle eş zamanlı olarak Türkiye'de yaşanan rejim krizinin ülkeyi yönetilemez hale getireceği üzerine kuruluydu. Türkiye, tezlerde ifade edilen şekilde kaotik ve sosyalist hareketin eşik atlayabileceği bir döneme mi açılmaktadır yoksa bir restorasyon süreci yaşanacak ve sosyalist hareket de liberal kuşatma ve liberal viral salgın karşısında içe kapanmak ve bayrağı dik tutmak göreviyle mi karşı karşıya olacaktır? Bu soruların yanıtı 7 Haziran yerli yerine oturtulmadan verilemez.

Sosyalist hareketin çeşitli bölmelerinde (bu arada elbette bu hareketin en ileri bölmesi olan komünist harekette de) uç vermeye başlayan bu tartışmaların sağlıklı bir zeminde yürütülebilmesi için öncelikle 7 Haziran meselesinin yerli yerine oturtulması gerekmektedir. Kanımca tartışma henüz 7 Haziran'ı kavramadan, sindirmeden sosyalist hareketin kılcal damarlarına kadar nüfus etmeden aceleci bir şekilde yapılmaktadır. Bu yüzden yaşanmakta olan dönüşümün sağlıklı temellere oturtulamaması tehlikesi de bir yanıyla baş göstermektedir.

Bu uzun girizgah 7 Haziran'ın anlamı üzerine birkaç hafta boyunca bu forumda ve başka platformlarda sürdürmeyi deneyeceğim bir tartışma çabasının da girizgahıdır aynı zamanda... 7 Haziran'ın önemi üzerine sosyalist basında yeterince yazı okuduğumuzu düşünüyorum ama meselenin kanımca eksik bırakılan boyutlarına da değinmek isterim. Seçimlerin önemi, sosyalist hareketin eşik atlayabilmesi için adına seçim denen enstrümanın doğru bir şekilde kullanılmasının gerekliliği gibi konularında yeterince kelam edildi. Ancak bu vurguların yarattığı ortamın bir reformizm tehlikesi taşıdığı da görülmeli ve bunun önlemleri şimdiden alınmalıdır.

Buradaki en büyük tehlike, işçi sınıfı diktatörlüğü stratejik hedefinin üzerinin o ya da bu şekilde örtülmesi ya da gölgelenmesidir. Yapılan vurguların özellikle mücadeleye yeni başlayan ve ileride bayrağı devralacak gençlerde yapması muhtemel tahribatın üzerinde durulmalıdır. İşçi sınıfı diktatörlüğü hedefi biz komünistler için 'babaannemizin resmi' gibi duvarımıza asıp unutacağımız bir hatıra değil her an güncel bir ana doğrultu olmak durumundadır. Seçim tartışmaları da dahil olmak üzere her tür taktik mesele ancak işçi sınıfı diktatörlüğüne gidiş yolunu aydınlattığı ölçüde yararlı, sağlıklı ve ilerleticidir. Elbette olay yerinin Türkiye olduğunu ve hikayenin 21. yüzyılda cereyan etmekte olduğunu unutmayacağız. İşçi sınıfı diktatörlüğüne gidiş yolunu bu perspektifle arayacak, bu noktada herhangi bir dogmatizme takılıp kalmayacağız. Ne var ki, bir komünist için işçi sınıfı diktatörlüğü hedefinde bir anlık bir kararsızlık bile vahim sonuçlara yol açabilir.

Bu vahim sonuçlara, bir zamanlar adı 'İşçi Partisi' olan partinin yayın organı konumundaki Aydınlık'ta yayımlanan şu yazı da 1968 devrimci hareketinin neferlerinden Ertuğrul Kürkçü'nün şu tutumu da dahildir...

* Bilindiği üzere Türkiye Komünist Partisi'nin MK Tezleri'nin yayınlanmasının ardından bu tezlere önce imza atıp sonra hizip faaliyeti örgütleyen bir grup TKP'den ayrılarak Komünist Parti adı altında siyaset yapmayı sürdürmektedir. TKP'yle bu grup arasında bir örgütsel ayrışma gerçekleşmiştir. Şimdi bu ayrışmanın kültürel, felsefi ve insani yönleri ile birlikte anlaşılması ve derinleştirilmesi görevi önümüzde durmaktadır.

 

 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
12-07-2015, 15:37
Mesaj: #2
RE: 7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Sevgili Meriç'in forumdaki ilk yazısı sanırım. Öncelikle eline sağlık.
Her ne kadar aksi iddia edilse de tartışmayı sevmeyen ve bilmeyen bir siyasi anlayışımız var. Kanımca  tartışmayı sevmeyişimiz, düşünce tembelliğimizden ileri geliyor. Ne de olsa sevgili parti büyüklerimiz bizim adımıza düşününüyorlar. Bizim önümüze hedefler koyup burjuvazinin tozunu attırıyorlar. Bu anlayışı terketmemiz gerekiyor. Üyesi olduğu partisinin, vatandaşı olduğu ülkesinin, içinde bulunduğu bölgenin ve dünyanın gidişatını dert edinen her devrimcinin daha iyi nasıl yaparız üzerine düşüncelerinin derli toplu bir şekilde sunması gereklidir. Çeşitli yazıların yayınlandığı bu platform esas olarak / en genel anlamıyla Türkiyede solun nasıl iktidara geleceğini tartışmak için yola çıktı. Kimi yazılar on binlerce kişi tarafından okundu. Ancak ne hikmetse bir kaç okur dışında düşüncelerini aktaran ve tartışmayı derinleştirecek görüşler alınamadı. Bu kadar çok sosyalistin olduğu bir ülkede bir kaç kişi dışında yazan ve düşüncelerini aktaran kimse yok gibi. Yazanların da genelde parti yöneticileri olduğunu söylememiz yanlış olmasa gerek. Forumda Haziran Hareketi Ne Yapmalı diye bir başlık açıldı. Ancak herhalde ne yapmamız gerektiğini bize Alper TAŞ, Erkan BAŞ yada bir başka HAZİRAN büyüğü söylesin diye bekliyoruz. Geziden sonra özellikle park forumları ile birlikte bir nebze olsun aşılmaya başlayan bu illette  maalesef  bir türlü kurutulamıyoruz. Eğer iktidar olmak istiyorsak bundan kurtulmalı ve gerçek bir kolektif deha yaratmalıyız. 

Hayal gücü iktidara!!!

Tartışmayışımız bir diğer nedeni ise cahilliğimizden ileri geliyor. Daha anlamadan dinlemeden görüşlerini ifade eden dostumuzu yada yoldaşımızı liberal, reformist yada bin bir türlü anlandırmayla ezip geçiyoruz. Bu anlayışıda bir an önce bir kenara bırakmamız gerekiyor.

Sonuç olarak bu uzun girizgahı, solun Türkiyede nasıl iktidar olacağı üzerine kafa yoran ve bu forumdan haberi olan her dostumuzun kafayı toplayıp bu duvara kısa da olsa yazması için yaptım. Umarım önümüzdeki günlerde daha kalabalık tartışmaya başlarız.

İçimi döktükten sonra Meriç'in yazısı hakkında görüşlerimi yazabilirim artık.

Yazıyı okurken ilk dikkatimi çeken bu yazının Meriç'in İleri'de (http://ilerihaber.org/yazarlar/a-meric-s...gru/1241/) "Devrimci sosyalist senteze doğru" adlı yazısı ile birlikte değerlendirilmesi gerekiği oldu. Zira söz konusu senteze ulaşmak ile İşçi sınıfı iktidarını unutmamak arasında diyalektik bir bağ var. Söz konusu yazının sentez kısmına katılmakla birlikte biraz sosyalist siyasetçilikten biraz hareketçilikten alarak devrimci sosyalist senteze varılamayacağını düşünüyorum. Bu yönü ile söz konusu yazıyı eklektik bulduğumu söylemeliyim.

Meriç 'in forumdaki bu yazısında dikkatimi çeken bir diğer husus TKP'nin bahsettiği tezlerinin ne olduğu konusunda biz okurlara hiç bir fikir vermediğidir. Bu esrarengiz tezlere ulaşımı kolaylaştıran birde link koysaydı hiç değilse o tezleride okumuş olurduk.

Son olarak Meriç'in yaptığı gibi devrimci abilerimiz bizi hep korkularla hizada tutmaya çalışıyor. Doğruda durmayı korkuyu göstererek sağlamak eğer bir pedegojik bir tercih değilse solun eşik atlamasına daha da önemlisi iktidar olmasına yardımcı olmayacağı kanısındayım.

Bir de nedir bu işçi sınıfı diktatölüğü? İşçi sınıfı diktatörlüğü dendiğinde ne anlamalıyız. Siyasette, teoride ve ideolojik mücadelede ve halkın arasında nasıl tezahür eder? 

Herkese sevgilerتصویر: images/smilies/rolleyes.gif ve hayal gücü iktidara!!!

 
 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2015, 10:23 (En son düzenleme: 16-07-2015 10:27 A. Meriç Şenyüz.)
Mesaj: #3
RE: 7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Vedat arkadaşa yorumları için teşekkür ederim... 

Geçen yazıyı İleri Haber'de değil de burada yayımlamamın nedeni yazının sosyalist hareketin bizim dışımızdaki çevrelerince tartışılması umudumdu. En azından bir yanıt geldi. Vedat'ın da belirttiği gibi tartışmayı bilmeyen bir sosyalist habitatta bu bile önemli...

Sentez yazısıyla ilgili eklektizm eleştirisine bir noktada katılırım. Gerçekten de yazarın aklı şöyle okunursa bu yazıdan bir eklektizm çıkar: "Ben Devrimci Demokrasi ve Sosyalist Siyasetçiliği özümsedim bunları içererek aşacak bir teorik olgunluğa ulaştım ve ulaştığım sentezi size sunuyorum." Oysa yazı bir sentezin oluşmasının eşiğinde bulunduğumuza dair bir öngörüye dayanmakta ve bunun işaretlerini yakalamaya çalışmaktadır. Böylesi bir sentez çabası tek başıma benim boyumu fersah fersah aşar. Bir sentez (içererek aşma) olacaksa bu çok ciddi ve kolektif bir üretimin (ve daha da önemlisi pratiğin) sonucu olarak ortaya çıkacaktır. Yazının mütevazi amacı, bu sentezin kıyısına kadar geldiğimizi saptamak ve olası bir sentezin görünür işaretlerini yakalamaya çalışmaktan ibarettir. Henüz sentez tamamlanmamıştır bu yüzden bu işaretler eklektizmle maluldür...

Sıkça atıf yaptığımız TKP MK Tezleri'ni şuradan okumak mümkün: http://www.sosyalistforum.net/htkp/76402...014-a.html

Vedat'ın bu yöndeki uyarısı da son derece yerinde... Bazen o kadar kapalı devre bir hayata sıkışıyoruz ki bizim bildiğimizi herkes biliyor, konuşuyor, tartışıyor sanıyoruz. Oysa ki TKP zemini hepi topu (en abartılı rakamla) 10 bin kişilik bir zemindir ve Türkiye kocaman bir ülkedir Smile

"Son olarak Meriç'in yaptığı gibi devrimci abilerimiz bizi hep korkularla hizada tutmaya çalışıyor" kısmına hiç katılmadığımı söylemek durumundayım. Bir; benim sosyalist harekette "devrimci abi" gibi bir konumum hiç olmadı bundan sonra da olacağını sanmam. İki; Her solcunun, sosyalistin, devrimcinin düşüncelerini ifade etme hakkı bulunduğu gibi bir siyasal harekette yönetici konumda bulunan (devrimci abi derken sanıyoruz bu arkadaşlar kastedilmiş) arkadaşlarımızın da düşüncelerini ifade etme hakkı vardır, diye düşünüyorum. 

Proleterya diktatörlüğü meselesine gelince sosyalist literatürde elbette çok ayrıntılı tanımlanmış bir meseledir. Ancak 21. yüzyıl koşullarında bu tanımların bazı güncelleştirmelere ihtiyaç duyduğu da ortadadır. Bu da elbette benim bir birey olarak altından kalkabileceğim bir teorik yük değil yine de bu konuda biraz kalem oynatmaya çalışacağım. 

Son olarak seçimlerin nasıl yorumlanması gerektiğine dair bugün de İleri Haber de bir yazı yazdım onu başta Vedat arkadaş olmak üzere burayı takip eden arkadaşların dikkatine sunmak isterim: http://ilerihaber.org/yazarlar/a-meric-s...amak/1404/

Sevgiler,
Meriç

 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 


Foruma Git:

[-]
Duyurular
Forum üyeleri, alt forum başlıklarından uygun olanına tıkladıklarında açılan sayfadaki YENİ KONU AÇ butonlarını kullanarak yazı ekleyebilir
MS Word'den forumumuza yazı aktarma

[-]
Son Yazılar/Yorumlar
Açık Radyo Kimin Sesi
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:24
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 3679
Suriye'nin Fua ve Kafraya Beldelerinde Katliam V...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:01
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 5837
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Son Yazı: A. Meriç Şenyüz
16-07-2015 10:23
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 11191
Jerónimo de Sousa ile PCP’nin seçimlere bakışı ü...
Son Yazı: haddizât
07-07-2015 20:02
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4351
Yeni Dönemde Birleşik Haziran Hareketi Ne Yapmal...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
21-06-2015 18:12
» Cevaplar: 7
» Gösterim: 10018
AKP'NİN SILAHLANDIRDIĞI VE HER TÜRLÜ DESTEGİ VER...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-06-2015 18:23
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 3239
HDP seçimlerde neden desteklenmeli?
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
05-06-2015 12:25
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4808
Bereketli toprakların ozanı Orhan Kemal 100 yaşı...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
03-06-2015 23:49
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5846
seçimde ne yapmalıyız?
Son Yazı: ali mert
22-03-2015 00:57
» Cevaplar: 10
» Gösterim: 16211
Vişnelik sürecinin katılımcılarına bir öneri
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-02-2015 21:47
» Cevaplar: 11
» Gösterim: 24948