Birinci TİP deneyimi
bir daha yaşanır mı acaba?

Türkiye'de Leninizme
yer var mı?
Gezi Ayaklanması
saptamaları

Yeni bir dil, hareket
ve geleneksel refleksler

Sol, iktidara nasıl
gelebilir?

 

Yeni Cevap 
Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
16-07-2014, 12:41
Mesaj: #1
Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
[Resim: J3jbbGT.jpg]

Bu satırların yazarının da içinden geldiği siyasi gelenek, iki aydır süren tartışmaların ardından, iki ayrı kongre yapıp ikiye bölündü geçenlerde. Solun parçalı yapısına, ölçeğine ve dağınıklığına (dışarıdan) bakıldığında, aklıselim sahibi herhangi bir kişi, “Ne bölünüp duruyorlar ki, bilakis birleşmeleri lazım” diyecektir doğal olarak. Bir tek “bilakis”ten emin değilim, diğerlerini diyeceği kesin!
 
İçeriden bakanlar yahut içeriyi bilenler ise bölünmeye dair çok sayıda gerekçe sıralayabilir. Dileyen başka türlü sıralasın, benim görebildiğim kadarıyla, ortada siyasi/ideolojik ayrımlar yok pek; “örgüt yönetme tekniği”ne dair çatışmalardan çıkan, eskilerle yenileri karşı karşıya getiren,  Gezi sürecinin devrimci dinamikleri, katılımcılığı/şeffaflığı ve özgürlükçülüğüyle de bağlantılı ve neticede direnişi ve yeni dönemi “kavramak”la alakalı bağzı gerilimler var. İdeolojik ayrımlar kadar belirgin olmasa da, bu konulardaki anlaşmazlıklar da örtüldükçe/ötelendikçe, herhangi bir tıkanıklık döneminde katmerlenerek geri döner. Öyle olmuş, birikmiş, gerilmiş, kopmuş neticede.  
 
Beri yandan asıl mesele, gerekçelerde, bölünme nedenlerinde vb. de değil kanaatimce. Geleceğe dönük, somut hangi adımlar atılarak yol alınabileceğinde/oluşturulabileceğinde.
 
Şu anda bölünen siyasi geleneğin çıkış noktasındaki “hoca”sı, Yalçın Küçük’ün bir sözü bu konuda her zaman umutlu olmaya çağırır: “Birleşip ayrılmaların tarihi olmadan bir yol oluşturulamıyor.”
 
Ancak, yolların bir türlü birleşmediği ve ayrışmaların yeniden gündeme geldiği zamanlarda, bunun tam karşısında sol tarih başka türlü de okunabiliyor. Türkiye sol tarihi (bugüne kadar çıkan kısmın özeti): Birlikte iş yapmayı, beraber yol almayı, hatta “birbirinden yararlanmayı” beceremeyen kadroların, birbirine bok atma tarihi...
 
Evet, böyle ayrılık dönemlerinde atmalar, bire bin katmalar ve atışmalar da artıyor. Tarafların konsolidasyon ihtiyaçları gereği ortodoks yaklaşımlar güçleniyor, uçlaştırmalar başlıyor. Malum, eskisinden farklı olarak artık sosyal medya da pek güçlü; atışmalar oradan da hızla ilerliyor. Yukarıdaki “sol tarih özet”i de, sosyal medyada - dayanamayıp - yazdıklarımdan mesela.
 
Çok uzatmadan ve laf atmalara takılmadan, benim geleceğe ve oluşturulabilecek yollara dair düşüncem, soldaki ayrışan öznelerin, “sosyal ortam” olmaktan çıkıp gerçek bir “parti”ye dönüşüp dönüşemeyeceği meselesinde kilitleniyor.
 
Bu forumda özellikle farklı “seçim” deneyimlerinden hareketle yazılanlar ve de sol tarihimizdeki Birinci TİP gibi deneyimler bu açıdan belli yollara işaret ediyor ya da solda/yolda somut kazanımların nasıl sağlanabileceğine, somut mevzilerle nasıl ileri doğru yürünebileceğine dair tartışmalar açıyor.
 
Yaşanan ayrışmaları ilk duyduğumda, “gezici ve gelenekçi genç devrimcilerin, gerçek siyaset yollarına dönük arayışları ve oyalanmaya karşı bir tavırları, isyanları olabilir mi” gibi bir soru belirdi aklımda.
 
Anlayabildiğim kadarıyla, FKF’li gençlerin ağırlığını oluşturduğu bir kesimin, sahici mücadelelerin uzağında rutin kampanya yahut “çalışmalar”la, bunların mecrası olan yayınlarla, sahici bir temele oturmayan cephe ve yan örgüt girişimleriyle, “muazzam olanaklar var, hadi çok çalışıp örgütlenmeliyiz, mücadele edip güçlenmeliyiz”den gayrı bir şey diyemeyen tarz yahut “gaz”la, seçim gibi “mevzi” kazanılabilecek momentleri ıskalayan/küçümseyen yaklaşımlarla sorunları birikti ve tüm bunların açığa çıkardığı “oyalanma”ya karşı bir “duyu”su gelişti herhalde diye düşündüm.
 
Ama bunun kendisi de bir “duyu” idi sadece!
 
Bugün görebildiğim kadarıyla, gençlerin ağırlığını oluşturduğu bir kesim, “iktidara yürüyen sahici bir devrimci mücadeleye dair arayışları”nı dile getirse de, bunun hangi somut kanallarla, mevzi ve kazanımlarla ilerleyebileceğine, seçimlerde neler yapılabileceğine, sol içinde nasıl bir yaklaşımla ilerleyeceklerine, ÖDP’nin “birleşik muhalefet” projesine nasıl yaklaştıklarına, Halkevleri, ÖDP ve EMEP gibi diğer ana öbeklerle “solun ortak projeleri, yayınları, birlik girişimleri” için ne gibi somut yaklaşımlar geliştireceklerine, HDP içindeki  sosyalistlerle diyaloğu düşünüp düşünmediklerine, Selahattin Demirtaş’ı neden desteklemediklerine dair vb. pek bir şey demiyorlar. İçinde “irade, olanak, enerji ve Haziran” sözcüklerinin sıkça geçtiği, örgütsel planda (bence gereksiz yere)  “Leninizm”in, “eski ayrımlar”ın ve “partide eğilim meselesi”nin tartışıldığı, ideolojik planda (yine “gerekli mi” sorusuyla birlikte) “bağımsızlıkçılığın” ele alındığı tavır ve refleksler geliştiriyorlar.
 
Hal böyle olunca da, “duyu” gelişmiyor…  Yine de mevcut arayışlar yeni bir oyalayıcı “sosyal ortam”a mı evrilecek, gerçek bir kopuş ve mücadele arayışıyla birlikte, kendi dışındaki sol öznelerle beraber ortak projelerin içinden geçip zamanla yeni bir inşa mı gerçekleştirecek zamanla göreceğiz.
 
Ayrışmanın diğer tarafına dönük olarak ise söyleyebileceğim çok bir şey yok. Adına ister “kurucu irade” densin, ister “eski şefler”; malum önderlik, “geleneksel asistanları”nı da yanına alıp fabrika ayarlarına geri dönmüş durumda. Huzurlu ve birikimli “sosyal ortamı”nı yeniden inşa edecek, eski tez ve sembollerine abanarak yeni imaj ve etiketler peşinde devam edecektir.   
 
Tabii bir de bu “ortamlar” içerisinde, buradaki gibi yahut başka türlü farklı düşünce ve “eğilim”lerin, eleştirel yaklaşımların, özgürlükçü/şeffaf arayışların, katılımcı tavırların vb. ortaya çıktığı durumda sansürle ve hatta küfürle boğulmasını sağlayan bir “yönetim tarzı” var. Bu tarzın geleceğine dair de çok uzatmaya gerek yok, zira sansürcüler de en temelde ve tarihsel olarak işgalcilerle aynı yasaya tabiler. Malum, işgalciler her zaman kaybeder…
 
Özetle, bir umut varsa, gençlerden yana var. Bunun ne kadar gerçekçi olduğunu ise gelecekteki adımları ortaya koyar… 
 

 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 13:28
Mesaj: #2
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Selamlar Ali yoldaş,

Ben TKP'de yaşanan ayrışma sürecine ilişkin değerlendirmelerinize, kaleme aldığınız makaleler gibi değer veriyorum. Ancak değerlendirmelerinizin bu denli kestirmeci ve "dışarıdan" olması anlaşılır gibi değil.
Ayrışmayı partinin yaşlıları ve FKF'li gençler arasında bir ayrışma olarak okuyorsunuz. Oysaki FKF'nin (sosyal medyada milyonluk bir örgüt gibi gözükmesine karşın) %80'i parti üyelerinden oluşuyor ve bu oran yönetici kademelerin tamamını içeriyor. Partinin cepheleşme çağrısıyla birlikte ve ardından yaptığı olağanüstü kongrede uzun süredir içerisine girdiği bir kitle açılımı yönelimi var. FKF'ye giden süreç, 2011'den bu yana, uzun süredir örülüyor. Parti kitle açılımının önceki deneyimler ışığında tabandan yeşertilmesi gerektiğini, uygun koşullarda gerekirse daha sonra merkezileştirilmesi gerektiğini savunuyordu. Ancak FKF'ye giden "yol"un son uğrağında, "gençliğin" merkezi sıkıştırarak attığı adımların ve dayatarak erkene çektiği kuruluş sürecinin sancılarını yaşadık. Kitle örgütü oldum demekle olunmuyor ve "kitle örgütü kuramadık, öyleyse kitle örgütüne dönüşelim" mantığı masum bir evcilik oyunundan öte siyasallığın ortalamacılığına ve dönüştürücülüğünü kaybetmesi anlamında likidasyona gidiyor.
Bilgi eksiği ve dışsal kalma (bu anlamda tepeden bakma) tercihinizin getirdiği pek çok hata var yazınızda. Bu ayrışma okumanızdaki hataların ötesinde elbette ayrıştığımız bazı başka meseleler de var, ancak burada bunların üzerinde durmayı gerekli görmüyorum. Partideki dostlarınızı arayarak tartışmalar hakkında bilgi alabilirsiniz. Herkes hala makalelerinizi, kitaplarınızı okuyor.
Son olarak bir yoldaş tavsiyesi, hatırlatması olsun: Umudunuzu yanlış yerlere bağlarsanız, umudunuz çabuk kırılır... Bu sebeple, lütfen, biraz daha özenli davranın.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 13:43
Mesaj: #3
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Sevgili Ali Mert,

Yazını, bir tarafın "genç ve yeni" olduğu iddiasına ayak basarak yazmışsın. (yeniyi ben ekliyorum tabi, sen yazmamışsın) Tabii ki başka başka meseleler, tıpkı 12'ler gibi yorumlanan "Leninizmler", projecilikler, gel-git akılılıklar, gerçekçi olmamaklar, sahici işler yapmamaklar, geleneksel asistanlar da var. Ama bütün bunların ötesinde o bir çift tılsımlı sözü omurgaya çakmışsın gibi: "genç ve yeni". Bence ortada ne genç var, ne de yeni. Kaldı ki, senin de çok iyi bildiğin gibi, bir şeyin sadece genç ve yeni olmasının hiç bir manası da yok. Biraz açar mısın, nedir genç ve yeni olan?
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 13:45
Mesaj: #4
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
'Türkiye sol tarihi (bugüne kadar çıkan kısmın özeti): Birlikte iş yapmayı, beraber yol almayı, hatta “birbirinden yararlanmayı” beceremeyen kadroların, birbirine bok atma tarihi...' ne a.mert de katkısını yapmış oldu böylece. kendisinden daha 'mert' eleştiriler beklerdim oysa.

(söz konusu asistanlarla/şeflerle bir dönem-pek keyifli- şeflik ettiğiniz partinin bir üyesi)
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 13:57
Mesaj: #5
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Ali Mert'in dilinden düşmeyen "farklı düşünce ve eğilimler, eleştirel yaklaşımlar, özgürlükçü/şeffaf arayışlar, katılımcı tavırlar" sözcüklerinin hangi kapıya çıktığını anlamayan kaldı mı allasen?
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 14:03
Mesaj: #6
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
esas olan Ali Mert-in bölunmeden duydugu haz! ..gerisi hikaye ..

cem yanardag .
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 14:41
Mesaj: #7
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
ALİ BİR ÇOK DOĞRUYU YADA ALT ALTA SIRALAYINCA DAHA DOĞRU OLMUYO YADA İÇİNDEN GELDİĞİN YERE "BOK ATMAYA" SENDE KATILINCA BOKUN Bİ DE SUYU ÇIKIYO .ÜSTÜNE DE "GENÇLERE" GAZI VERİNCE SOKAĞA ÇIKIP GAZ YEMEYİ SİYASET SANANLAR ÇOK OLUYO..
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 14:56
Mesaj: #8
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Sosyalizm bir ideoloji olarak sınıfın kendiliğinden hareketine dayanmaz. Ama örgüt ve siyasetin şekillendiği ortamı kendiliğinden hareket biçimlendirir. “Önce Haziran mı? Yoksa Leninist örgüt mü?” sorusunun cevabı da burada yatar.

Tarihsel olarak önce belirli bir nesnelliğin ortaya çıkması gerekir. Öznel olan o nesnellik içerisinde ortaya çıkar. Bu yüzden de Lenin’in 1905 ve 1917’de sınıftan öğrenmeye dair yazdıklarını (“Ne Yapmalı”cılar kitabında olduğu gibi) “dramatik” olarak kabul etmek mümkün değildir. Yalnız Türkiye solunun statükocu çoğunluğu değil, Gelenekçiler de Haziran’dan öğrenmeden, “biz biliriz”ci kibirle bir adım daha öteye geçemeyecekler.

Parti içerisindeki “Lenin ayrımı” muhabbeti de benim gördüğüm kadarıyla Gelenekçilerin taraf toplamak için ortaya attıkları bir gaftı.  Bu yüzden sayın Ali Mert’in “leninizm” refleksinden kastettiği durum dışa dönük, “halka nasıl bir Leninizm ile yaklaşalım” sorunundan çok bir cevap veya polemik amacı taşıyordu. Yine de yararlıdır, Türkiye’de Leninizm’e yer var mı? Sorusuna “var, ama bu şekilde değil” demek büyük bir cesaret işi çünkü.
 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 15:01
Mesaj: #9
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
iyaset yapıyoruz. siyaset yaparken de birlik ne kadar önemli olsa da bir yerden sonra yöntem farkları ve bu yöntem farklılıklarının getirdiği siyasal ayrımlar -her ne kadar 12. kongre'yi yapan arkadaşlar tarafından silikleştirilse de- bir süre sonra birlikte yürümeyi olanaksız kılıyor.
dolayısıyla böylesi bir tabloda birlikçilik de bir süre sonra ortalamacılığı ve vasatı üretecektir. ayrışma konusunda iki tarafında bu kadar cesur olmasını da bu ortalamacılığa teslim olmamak olarak okumakta fayda var.

aslında dahasını getiresim yok ama işte... bu kadar dışarıdan yazılmış bir yazıya sessiz kalamıyorum. sadece şunu diyeceğim, örgütte bir takım sorunları yaratan, örgütü siyasetsizleştirip mekanikleştiren, çıkan tek tük tartışmaları da kendilerine özgü tarzlarıyla bastıran arkadaşların şimdi bir anda katılımcılıktan, yönelimlerden, örgütün siyasallaşmasından bahsetmesi sürecin en ironik noktası herhalde. tabi "malum önderlik" zaten günah keçisi... ha bir de tutamadım kendimi, "sosyal ortamı" yaratacaksa kardeşlikle yoldaşlığı birbirine boca eden hatta bülteninde bunu yazılı olarak ifade eden dostlarımız buna da taliplerdir herhalde.
neyse...

umarım partinin malum sorunlarına aşırı iyimserliğe varan iddialarla çözümler sunan bu arkadaşlar iddialarının altında kalmazlar. birileri örgütçülükten emekli olma hedefinden cayıp kendini hayatın normal akışına çok kolay bırakabilir de peşlerinden sürükledikleri iyi niyetli gençler için bu aynı şekilde kolay olmayacaktır.
bunu haziran'ı anlamak diyip sonrasında kentliliğe küfür ederek, kentli beyaz yakalı emekçileri "küçük burjuva" ilan ederek yapacaklarsa geçmiş olsun şimdiden...
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 15:53
Mesaj: #10
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Ali Mert'e sonsuz teşekkürler,

Yazıdaki öfkeye varan Atılım karşıtlığı net ve tabi ki beklenen bir durum. Ali Mert'in farklılaşan görüşlerini bir süredir biliyorduk, bu nedenle yazının bu kısmında yeni ve ilginç birşey yok.

Teşekkürüme sebep kısımsa yazıda "Bugün görebildiğim kadarıyla, gençlerin ağırlığını oluşturduğu bir kesim, ..." ile başlayan paragraf. Karşı tarafa yönelik vurguladığımız "siyasetsizlik" tezlerimizi bu denli somuta indirgeyememiştik. Sağolsun Ali Mert.

12 ciler o paragraflardaki başlıklara yanıtlar ürettikçe yeni siyasi hatları, adresleri, adları belli olacak.

TKP siyasi hattı ise Atılım Kongresi iradesiyle aynı şekliyle sürdürülecek. Bu hattın olumlanıp olumlanmaması ise bambaşka bir konu.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 17:02
Mesaj: #11
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
“TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ VE MARKSİZM”
ADLI KİTABIMIZ ETKİ YAYINLARINDAN BUGÜN ÇIKTI!
Sait Almış – Mehmet İnanç Turan

TKP geçtiğimiz Pazar günü iki farklı kongre gerçekleştirdi. İki kongre iki parti demektir. Bugün piyasaya çıkan kitabımız her iki gruba da hitap etmektedir. Çünkü kongre belgelerini incelediğimizde her iki grup arasında ideolojik-politik bir ayırım olmadığı görülüyor.

Gruplar TKP adını kullanmamakta anlaşmışlar, TKP adını üzerinde anlaşacakları bir heyete yani “kayyuma” devrediyorlar.

Sol içindeki her bölünme güç kaybıdır. TKP’li (bugünden sonra değil) arkadaşlarımızın ayrılığı eski örneklerine göre çağdaş bir şekilde gerçekleştirmeleri devrimci hareket açsından sevindirici olacaktır.

Biz her iki gruba da aynı mesafedeyiz. Her iki grubu da devrimci mücadelede dost olarak görüyoruz. Bizim onlara bakışımız arkadaşlarımızın Marksizmin ölçütlerine göre ideolojik ve politik olarak nerede olduklarıdır?

Bu bölünmenin TKP’li dostlarımız için teorik ve siyasal olarak yenilenme fırsatı olmasını diliyoruz. Bu anlamda kitabımızın her iki gruptaki arkadaşlar için de yararlı olacağına inanıyoruz.

Kitabın en kolay bulunacağı yerler:
- D&R Mağazaları
- İdefix (İnternet)
- İstanbul Pandora Kitabevi
- İzmir Kelepir Kitabevi
- Etki Yayınevi (Tlf: 0232-4820900)
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 17:08
Mesaj: #12
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Amaç unutulmuş, yola ve yolcuya tapılmış..
partinin dışında biri olarak bütün bu yazılanlara ve olanlara gerçekten çok üzüldüm.
Bunu yazarken bile çekiniyorum, altına nasıl yorumlar yazılacak diye... Bu belli ki sizin de temel sorununuz, farklı düşünenleri kazanmak yerine neredeyse hakaretlerle yorumlamışsınız. Geleneksel tavırlarla ne daha çok insan kazanabilirsiniz, ne de kendi tiyatronuzun dışına çıkabilirsiniz, gerçi bu yorumlardan anladığım kadarıyla büyümeyi isteyende yok. Deyim yerindeyse yeni bir dönem başlatan Gezi hareketini" GAZ YEMEYİ SİYASET SANANLAR ÇOK OLUYO" diyerek küçümsemeniz gerçekten çok talihsiz..
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 18:19
Mesaj: #13
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Ağzına sağlık Ali Mert. Pek çoğumuzun hislerine tercüman olmuşsun. Katılımcılığı mekanik olarak düşünmemen ve soldaki diğer öznelerle çok daha güçlü ve etkin bir mevzi yaratma önerin de çubuğu "sürekli devrim"den yana büktüğüne işaret ediyor. Lütfen senin hakkında yazılan hakaretler yüzünden geri adım atma ve vaktin oldukça bu önemli konuda analizlerine devam et. Tespitlerin o kadar isabetli ki. Bir taraf eski kafalı ve bağnaz iken öbür taraf yaratıcı ve yenilikçi dertlere sahip olduğu için "genç" sıfatını sonuna kadar hak ediyor. Ama içinden çıktıkları, bağrından yetiştikleri ortodoks stalinist mantık, onların yaratıcılığını ve gençliğini aynı zamanda baskılıyor. Pratik açıdan tazelenmeye, teorik bir yenilenme de eşlik etmedikçe, bu çağın koşullarında o eski ortodoks bolşevik tarzın ayakta kalması çok zor. Çünkü alıcısı yok.
Açıkçası Ali Mert'in edebiyatçı tarafından kaynaklanan yaratıcılığına uygun düşecek şekilde 12. Kongreye doğru çubuğu bükmesi beni hiç şaşırtmadı. Keşke 12. Kongre, Ali Mert ve Erkin Özalp gibi "genç" eski tüfekleri daha fazla kapsasaydı. Kaan Arslanoğlu'na bile davetiye yollamışlar ve salonda mesajı okunmuş, sizi davet etmedilerse, en azından kapsamak için bir şey yapmadılarsa, çok büyük ayıp etmişlerdir.
12. Kongrenin merkez komitesi, Eşitlikçi Forum'daki kolaylaştırıcıların ve diğer dağınık güçlerin yaratıcılıklarından faydalanamadıktan sonra örgütten partiye geçiş diye tarif ettikleri atılımda zorluk yaşar. Bütün yük yine birilerinin omzuna biner, gereksiz yere enerji kaybı yaşanır ve içe dönmeyle, kendini yıpratmayla sonuçlanacak bir süreç yaşanır.
Burada, "12. Kongre, merkez komitesine Erkin'i de alsın," gibi çocukça bir şey söylemiyorum. Bu işin oluru illa ki üyelik değildir. Ama çubuğu onlara doğru bükenlerin yaratıcılığından ve enerjisinden faydalanacak açılımlar üzerinde düşünmek zorundalar.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 18:27
Mesaj: #14
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Kendisini "kurucu irade" olarak tanımlayan toplama biat edip bir de üzerine genç yoldaşlarına tepeden bakan kibrin sosyalist harekete verecek pek bir şeyi olduğunu düşünmüyorum.

Partisindeki gençleri büyüklerinden gaz alan, birilerinin peşinden sürüklenen sokakta gaz yemeyi devrimcilik sanan bir toplam olarak gören zihniyetten FKF'yi anlamasını artık beklemiyorum.

Ali Mert'in yazısına büyük ölçüde katılıyorum. Ama yine de Ali Mert'in ayrışmayı tarif ederken kullandığı "FKF’li gençlerin ağırlığını oluşturduğu bir kesim" ifadesi üzerine biraz yazmak gerekiyor.

Partideki FKF'li gençler alanlarında ciddi olanaklar görmeleri ve buralara müdahale etmek için çeşitli kanallar açmaya çabalarken, gençliği partiye kadro kaynağından ibaret gören, gençlik hareketinin önemini anlamışa hiç benzemeyen bir anlayışın direnciyle karşılaştığı için ayrışmada böyle bir ağırlık oluşturmakta. Ancak bununla birlikte 12. Kongre içinde yer alan partilileri bununla karakterize etmek de çok sayıda partiliye haksızlık olacaktır. FKF'li gençlerin yanı sıra özellikle Haziran'dan sonra belirginleşen olanaklar ve buralara müdahale konusunda eğilim gösteren çok sayıda kadronun da "kurucu irade" tafrasıyla karşılaşmaları ayrışmanın başka bir nedeni.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 18:30
Mesaj: #15
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Bu arada atılımcı bir arkadaş, karşı tarafı ve Ali Mert'i siyasetsizlikle suçlamış. Bu arkadaşlar bu ülkede siyaset üretme tekelini nedense hep kendilerinde görüyorlar. Siyaset üretiminden de anladıkları kimsenin okumadığı elli sayfalık arkaik, mitolojik, tozlu deklarasyonları halkın burnuna dayamak. Yani "parti burada, gelin katılın" sloganı. Öyle siyaseti babam da üretir.
Kaybedenlerdensiniz.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 19:55
Mesaj: #16
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
İnsanları aptal yerine koymanın bir sonu gelmeli artık. Durun ve arkanıza yaslanıp düşünün. 2-3 ismi hedef gösteren, saldıran insanların 2009 konferansından ve kongresinden haberleri yok. Partiyi 2009'dan beri "parti iyi yönetilmiyor" diye ortaya çıkan 12. arkadaşlar yönetiyor. MK dahil Partinin tüm kademelerinde bu arkadaşlar olduğunu görmemek saflık olsa gerek. (parti profesyoneli olma meselesine girmiyorum bile) TKP haziran direnişinden sonra bir sıçrama gerçekleştireceği yerde bilinçli bir manipülasyona uğratılıyor. Sosyal medyada yazıp çizenlere, bu meseleyi sürekli gündemde tutmaya çalışan kişilere bakın, hepsi bir biçimde kişisel sorun yaşamışlar. Adam diyor ki, "dört yıldır parti kurullarında görev almıyorum" almak zorunda mısın? Bu partide herkes sekreter, kurul üyesi vs. olmak zorunda mı? 2009 dan beri parti iyi yönetilmiyorsa bu masaya yatırılır, sonra bizi tasfiye etmeye çalışıyorlar demek hangi akla uygundur. Maalesef kişilerin zaafları teorik süslemelerle ortaya atılmış ve 12. kongre adıyla gerçekleştirilmiştir.

Türkiye'de sol siyaset üreten beş ismi alt alta yazarsanız Aydemir Güler ve Kemal Okuyan'ı bu listeye dahil etmek zorundasınız. Bu gerçekliktir!
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 20:31
Mesaj: #17
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Sol örgütler arasında sahici bir birlik oluşturmak, bunu ortak yayıncılık ve seçim kazanımlarıyla bina etmek şeklinde özetlenebilecek somut (gerçekçiliği tartışmalı olmakla birlikte değerli) önerinizi sebebini anlamadığım öfkenizle heba etmekten başka bir şey yapmıyorsunuz artık. Geçmişinize kustuğunuz her öfke daha iyisini değil politik ve insani olarak daha kötüsünü çağırıyor, görmüyor musunuz?
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
16-07-2014, 23:27
Mesaj: #18
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Asıl birilerini aptal yerine koymaya kalkışanlar, 12. Kongreyi düzenleyenlerin iki üç kişiyi hedef gösterdiğini iddia edenlerdir. Bu iddia bir çarpıtmanın ürünü. 12. Kongre'ye katıldım. Bu kongrenin örgütlenmesi sırasında yapılan bazı hazırlık toplantılarına da katıldım. Buralarda konuşan 12 Kongre örgütleyicilerinin hiçbiri kendisini partinin son dönemlerdeki kötü gidişinden sıyırmaya çalışmadı. Aksine sorumluluğun ortak olduğunu söylediler. Aradaki fark sorumluluğu karşı tarafa yıkmak değil partiyi ayağa kaldırma iradesine sahip olunduğunun vurgulanmasıydı.

Aşağıdaki satırlar 12. Kongre'nin yayını Yoldaşa Mektup'tan alınma:

Alıntı: "Partimizin yaşadığı sorunlarda, başta merkezi kurullar olmak üzere, partide sorumluluk üstelenmiş her bir yoldaşımızın payı olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Bu anlamda, sorunlarımız birkaç kişinin üzerine yıkılamaz, bazı yoldaşlarımız günah keçisi ilan edilemez. 12. Kongre iradesi olarak, yoldaşlarımızın önünde geçmişteki tüm sorumluluklarımız için özeleştiri vermeye hazırız. Fakat şu andaki tartışmamız, “fail” tespit etmekten çok, sorunların çözümü yönündeki talep ve iradeye izin verilip verilmemesidir. Zira komünist ahlakta özeleştiri bireysel değil, kolektif bir tavırdır. Tartışmaların çıkmaza girmesinin nedeni de, kimi arkadaşlarımızın çözüm yönündeki talep ve iradeyi görmezden gelerek tüm sorunların kaynağında “barikatçı”, “eylemci”, kadın düşmanı” gibi sıfatlarla yaftalanan yoldaşlarımızın bulunduğu ve bu yoldaşlarımızın uzaklaştırılmaları gerektiği yönündeki tasfiyeci tutumlarıdır. Partimizin sorunlarının yapay bir “iç düşman” yaratılarak örtbas edilmesine seyirci kalamazdık, kalmadık. Ayrıca, şimdiye kadar bulunduğumuz her kurulda çeşitli başlıklarda çekincelerimizi, önerilerimizi, değerlendirmelerimizi paylaşmadığımızı söylemek insafsız bir çarpıtmadır. Buna karşılık, kurul ahlakı gereği bu tartışmalar partiye taşınmamış, parti kültürümüz gereği alınan kararlara kolektif olarak riayet edilmiştir. Bu anlamda, şimdiye kadar alınan ve altında bizlerin de imzası olan tüm kararlar, elbette, bizim kararlarımızdır. Partimizin gelişkin kültürü, aldığımız kararların sonuçlarını değerlendirmek konusunda da kılavuzumuzdur. Dolayısıyla, kolektif olarak aldığımız kararların olumsuz sonuçlarının, bazı yoldaşlarımızın tasfiyesi için bahane haline getirilmesi kabul edilemez. Şimdiye kadar merkezi kurullar içerisindeki hukuka uygun olarak tartışılan ve parti kamuoyunaaçılmayan sorunlarımızın, bugün “patlama”sının ardında, işaret ettiğimiz tasfiyeci dayatma bulunmaktadır. Bu anlamda, evet, hepimiz oradaydık ve her şeye şahit olduk."
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
17-07-2014, 02:49
Mesaj: #19
RE: Ayrışmalar, yollar, soru(n)lar…
Taraflaşmanın gereksizliğinin üzerinde durduğunuz yazınızda bir tara dönük eleştirilerle konuyu bağlamış olmanız enteresan...
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 


Foruma Git:

[-]
Duyurular
Forum üyeleri, alt forum başlıklarından uygun olanına tıkladıklarında açılan sayfadaki YENİ KONU AÇ butonlarını kullanarak yazı ekleyebilir
MS Word'den forumumuza yazı aktarma

[-]
Son Yazılar/Yorumlar
Açık Radyo Kimin Sesi
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:24
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4487
Suriye'nin Fua ve Kafraya Beldelerinde Katliam V...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:01
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 6942
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Son Yazı: A. Meriç Şenyüz
16-07-2015 10:23
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 12550
Jerónimo de Sousa ile PCP’nin seçimlere bakışı ü...
Son Yazı: haddizât
07-07-2015 20:02
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5361
Yeni Dönemde Birleşik Haziran Hareketi Ne Yapmal...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
21-06-2015 18:12
» Cevaplar: 7
» Gösterim: 12066
AKP'NİN SILAHLANDIRDIĞI VE HER TÜRLÜ DESTEGİ VER...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-06-2015 18:23
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 3793
HDP seçimlerde neden desteklenmeli?
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
05-06-2015 12:25
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5605
Bereketli toprakların ozanı Orhan Kemal 100 yaşı...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
03-06-2015 23:49
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 6627
seçimde ne yapmalıyız?
Son Yazı: ali mert
22-03-2015 00:57
» Cevaplar: 10
» Gösterim: 18673
Vişnelik sürecinin katılımcılarına bir öneri
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-02-2015 21:47
» Cevaplar: 11
» Gösterim: 27593