Birinci TİP deneyimi
bir daha yaşanır mı acaba?

Türkiye'de Leninizme
yer var mı?
Gezi Ayaklanması
saptamaları

Yeni bir dil, hareket
ve geleneksel refleksler

Sol, iktidara nasıl
gelebilir?

 

Yeni Cevap 
Türkiye'ye bir gazete lazım!
17-04-2014, 22:13
Mesaj: #1
Türkiye'ye bir gazete lazım!

İyi gazetesi olmayan, gazetecilik geleneği bulunmayan, postunu ucuza satanların başı tuttuğu bir ülkede yaşadığımın farkındayım. Halkımızın ortalama okur-yazarlık düzeyine rağmen, ‘böyle okura böyle gazete’ diye düşünmeyenlerdenim.

Fatih Altaylı ve Ertuğrul Özkök’ün basın duayeni sayıldığı bir ülkede, ana akım medyanın koyduğu standartların çok düşük olduğu ortada. Bu iki ismi rasgele seçmedim, bugünlerde kurdukları cümlelerde sık sık “zaten [sektörcek] hepimiz şerefsiziz” anlamına gelecek ifadeler geçiyor. Üstüne bir de yandaş adı verilen ve iktidar etrafında kümelenen çıkar çevrelerine haber yontan, hatta yoktan haber üfleyen gazetelerin, çoğunluğu ele geçirdiğini biliyoruz.

Tek “muhalif” yüksek tirajlı gazete olan Sözcü, ayrıştırılması gereken olumlu bileşenlere sahip olmakla birlikte, çoğu kez ırkçılıkla ve baskıcı rejim özlemi referanslarıyla kirlenen bir yayın çizgisine sahip. Diğer sol gazetelerin toplam tirajı ise - herkesin çeşitli yöntemlerle şişirdiği yaklaşık 5 milyonluk tiraj dünyasında - 200 bine zor varıyor. Bu 25’te bir, veya yüzde 4 pay, solun ayıbı olarak yeni yıllara devrediyor.

Bütün bu koşullar, “bilişim çağında” bile, yazılı basın alanının sol tarafından boş bırakılmaması gerektiğinin ıspatı. Zaten bence “bağımsız, cesur habercilik, evrensel basın ilkelerine uyum” türünden merkezi medyaya ait olması gereken bir hattın boşta kalması, aslında sol basın için büyük bir şans. Bu şansı on yılı aşkın süredir saygın çabalarla kullanmaya çalışanlar, sektörde kayda değer bir gazetecilik tarihi yaratmış durumdalar. Saygın, zahmetli, nankör, çoğu zaman verimsiz bir koşturmaca tarihi...

Bu çerçevede “solcu gazete” ile ilgili özellikle 2013 yılıyla birlikte şekillenen kimi fırsatlar doğdu. Mevcut durumdan, istenen duruma doğru gidilmesi için en azından açık bir tartışma yapılması gerekiyor. Solda ise “herkesin gazetesi kendine” atmosferi hakim olduğu için bu tartışmaya pek az, çoğunlukla kimi bağımsız yazar ve aydınlar tarafından dokunulabiliyor.

Konunun uzmanı değilim, internet yayıncılığı dışında bir tecrübem yok. Diğer taraftan yıllardır sohbeti yapılan ama resmi olarak kağıda dökülemeyen bir birikim var ortalıkta. Tartışma çağrısı ve öneri yapma hakkım var. Her okur gibi sol gazetelerden, ortak paydaları bu kadar çokken, ayrı kalma ve herkesi zor duruma düşürme gerekçelerini biraz daha açık seçik ifade etmelerini talep etme hakkım var! Bu birikimin ana hatlarını maddeleyerek benden iyi bilenlerden düzeltme ve katkı rica ediyorum.

Günlük sol gazete işinin bazı teknik zorlukları var. Çok satabilmek için çok iadeyi göze almak gerekiyor. Hatta satabileceğinin en yükseğine ulaşmak için (her satış noktasında var olabilmek için) tirajın iki katı baskıyı göze almak gerekiyor.

Mevcut maliyetlerle 30-40 bin tirajın sıfıra sıfır noktası olduğu, yani bir gazetenin bu tirajda kendi yağıyla kavrulabileceği söyleniyor. Ama tabi devletten zararına çıkmayı önleyecek kaydadeğer bir ilan katkısı alabilmek için iki yıl kadar zarara katlanmak gerekebiliyor. Kezâ kağıt stoklama gücü, hatta doğrudan yurtdışı bir kağıt üreticisinden sürekli kontratlı alım yapabilme gücü ciddi bir birikim istiyor. Bunu başaramayanların maliyetleri katlanabiliyor.

Birgün’ün, Evrensel’in çoğu dönem yaptığı gibi kendi tabanı ve çevresine iadesiz, ucu ucuna basım yapmak da mümkün. Ancak benim tanımlamaya çalıştığım “gazete” boşluğunu doldurabilmek, ancak bu işe niyetlenecek siyasi yapıların, günlük gazetenin bir siyasi organ olmadığı, olamayacağı gerçeğini kabul etmeleriyle mümkün. İnternet sitelerinin ve haftalık dergilerin takipçilerinden daha fazla sayıda olmayan okur, ille bu kadar yüksek maliyetli gazetelerle ulaşılması gereken bir okur değil.

Daha baştan çok güçlü bir motivasyonla, bileşenlerinin örgütsel destek ve inancıyla çıkan bir yayının 250 hatta 500 bin sınırını geçemeyeceği ve bu sorunları geçerken halledemeyeceği söylenemez.

Bu işin bugün, 3-5 sene öncesine göre temel farkı şu: “Gazete gibi gazete”nin ne olduğu konusunda özellikle potansiyel okur tarafından bakıldığında daha büyük bir netlik ve ortak payda genişlemesi var.

Yani Cumhuriyet ve Aydınlık’ın da okur kitlesini içine alan bir “ya niye hep bir arada sayfa paylaşımına dayalı bir kooperatif yayın kurmuyorsunuz da hem bize, hem kendinize eziyet ediyorsunuz?” sorusuna daha fazla muhatap olunuyor.

Evet, her yayının ayrı bir tarzı, öne çıkardığı veya arkaya ittiği tercihleri var. Ama durun size sol gazete deyince ne anlaşıldığıyla ilgili kaba bir ortaklık ve ayrılık listesi çıkarmaya çalışayım:

Ortaklıklar:

·        Sansür ve otosansüre karşı güçlü duruş

·        Okurun haber alma özgürlüğünün her şeyin üzerinde tutulması

·        Yüksek tirajlı solcu bir platform gazetesinin dar kadro örgütlerinin bile propoganda yapabileceği ve yararlanabileceği bir zemin ortaya çıkaracak olması, ülkenin toprağını değiştirme gücü.

·        Okura verilecek, kimseye eyvallahı olmama duygusu

·        Ekonomik güçlüklerle baş etmek, süreklilik kazanmak için 30 belki 50 binden fazla tirajın zorunlu olması. Zarar etmeye mahkum düşük tirajlı sol gazetelerin, siyasi ve mali enerjiyi verimsiz tüketiyor, solun daha verimli olabilecek çalışmalarının önünü kesiyor olma durumu.

·        Bağımsız, emekten, özgürlük ve eşitlikten yana, yani sol görüşlü dürüst ve ilkeli haber akışı

·        Zengin içerik, nitelikli görsel tasarım, kaliteli ve deneyimli yazar ve muhabir kadrosu

·        Irkçılık ve faşizm karşıtlığı

·        Gazete çalışanları için insanca ve sendikalı çalışma-ücret-sosyal hak koşulları

·        Kültür-sanat, ekonomi, spor, teknoloji, bulmaca, satranç, sudoku gibi her gazetenin evet diyeceği, bu alanlarda nitelikli iş yapana, hakkını verene kimsenin itiraz etmeyeceği yan alanlar

·        Röportaj, gezi yazısı, okur yorumları, yerli yabancı makale özetleri

·        İşyeri, sendika, grev, eylem, direniş haberlerinin doğru, ayrıntılı ve yerinden aktarımı

·        Kitap, sanat, bilim, teknoloji, spor, mizah, ülke, şehir ekleri

·        Haberlerin geçmiş bağlantılarının hatırlatılmasına yardım edecek, görsel destek sunacak fiziki ve elektronik arşiv...

Ayrılıklar:

Ulusalcılık-Kemalizm, Enternasyonalizm, Kürt Hareketinin olumlu ve olumsuz eleştirisi, CHP’cilik, Stalinizm, eski sosyalist devletlerin, mevcut halkçı rejimlerin, sosyal devlet özelliği olan kapitalist devletlerin, iç ve dış sol öznelerin eleştirisi...

***

Ne kadar uzatılırsa uzatılsın hep ilk liste çok daha uzun olacakmış gibi bir his var içimde ve bu hissin potansiyel sol gazete okurunun ezici bir çoğunluğu tarafından paylaşıldığını düşünüyorum.

Her şeyden önemlisi, internet erişiminin emekçi kitlelere yaygınlaştığı bir dönemde gazetenin ikinci listeteki tartışmaları sayfalarına taşımama ve bir tartışma portalında yapıcı bir denetimle modere etme imkanı var. “Yüksek tirajlı bir halk gazetesi yaratabilmek için bazı şeyleri sadece internette tartışma ve polemikten uzak durma kararı aldık” nokta. Yani ben tartışmadan duramam, emekçilere gazete ulaştırmak kadar önemli görürüm diyene hodri meydan da denebilir (Cumhuriyet gazetesinde uzun yıllardır sol liberallerin, ulusalcı-sol kemalistlerin, kimi sosyalistlerin ve darbecilerin yan yana soluk alması, bunun mümkün olduğunu gösteriyor).

Kooperatif gazetecilikte burada kabaca örnekleyeceğim bazı kolaylaştırıcı mekanizmalar ayrıntılandırılabilir:

- Ayrıntılı iç tüzük ve etik ilkeler listesi

- Temel ilkeler: Irkçılık, sömürü ve savaş karşıtlığı, evrensel basın ve hukuk ilkelerine ekonomik çıkar gözetmeksizin tam uyum, halkçılık, daha özgürlükçü ve demokratik bir ülke isteği, ulusların bağımsızlık ve bütünlüğüne, halkların eşitliğine saygı, insan haklarına saygı...

- Danışman kurul (Güçlü ve bağımsız, bilim adamı, aydın veya edebiyatçı yönü tüm taraflarca kabul edilen isimler)

- Hakem kurulu (Yayın mutfağına giren ve tanıyan, tarafların saygınlığını kazanmış bağımsız veya temsilci konumundaki isimler)

- Etik kurul - Disiplin kurulu

- Mali kurul (Sermaye koyanlar, yayın, hakem ve danışman kurul temsilcileri ve mali yöneticilerin birleşimi)

- Halka açık anonim şirket yapılanması (Şeffaf gelir-gider tablosu, ana kuruluş sözleşmesi, genel kurul hakimiyeti, imtiyazsız hissedarlık, bilanço, bağımsız denetim, vergi ve SGK danışmanlığı)

- Köşe yazısı paylaşımı, dönüşümlü ekiplerin manşet atması, iç sayfalarda ve eklerde bağımsız ve farklı görüşteki ekiplerin ilkeler çerçevesinde katkısı...

Ülkemizde böyle işler kolay yürür iddiasında değilim. Nerede sorun çıkar? Bunu da speküle ederek önlem alınıp alınamayacağını tartışmak gerekir. Her bilge kişide bir “gazetecilikte ortak iş olmaz” edası can sıkıcı. O zaman bunun gerekçelerinin dökümünü yapalım da okura tatminkâr bir açıklama olsun...

Mesela benim kafamda “ramazan eki” kavgası kaçınılmaz görünüyor. Ama Gezi esnasında ve sonrasında bu alanda bile bizi çok umutlandıracak gelişmeler olmadı mı?

Tam şeffaflığın vergi yükünü ve diğer maliyetleri ne kadar artıracağı da önemli fakat aşılabilir bir parametre. Bence bunun göze alınması gerekiyor.

Belki başta söylemem gerekeni sonda söyleyerek bitiriyorum: Günlük gazete, Türkiye’nin en büyük boşluklarından biridir, basın emekçilerinin ve aynı zamanda Türk solunun ayıbıdır. Hiçbir ekibin kendi başına kotarabileceği ölçekte bir şey değildir. Solun iç tartışmaları gazete dışında yapılabilir ve ayrıntılı, titiz bir ön teknik çalışmayla katılan herkesin gazetenin varlığından güç alabileceği bir kooperatif gazete yaratılabilir.

Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
18-04-2014, 11:20
Mesaj: #2
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
soL gazetesi varken başka gazeteye ne gerek var ki? yeni gazete çıkarmaktansa hazırdakini güçlendirmeyi niye düşünmüyorsunuz? a yoksa siz tkp'nin işçi sınıfının öncü partisi olduğunu kabul etmiyor musunuz? ama bu antikomünizm demek...
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
18-04-2014, 23:38
Mesaj: #3
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
Ergun Bey siz de bilirsiniz ki siyasette elma ile armutlar bir arada olamaz. Bir arada olamayacağı gibi, aynı gazetenin sütunlarında da yer alamazlar. Bu ülkemiz için bir gerçekliktir. Yoksa o gazete sol polemik yayınına dönüşür. vs..
Bir de gerçekten önemsenmesi gereken; sosyalizmin bir gazetesi mevcut şu an. soL gazetesi. Bunun için biraz emek biraz kafa yorsak daha iyi olur diye düşünüyorum, affınıza sığınarak..
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
20-04-2014, 15:33
Mesaj: #4
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
yazınızı okuyunca bana hep sorulan "sol neden birleşmiyor" sorusu aklıma geldi. sanki sol birleşince iktidar olabilirmiş gibi. bence bir gazetenin tutması veya bir partinin iktidar alternatifi olması ancak mevcut insan potansiyelini dönüştürmesi ile mümkün olabilir. ilkeler silikleşince gazeteye ne hacet var ki çok satsa ne olacak. çok satan değil çok okunan bir gazeteye ihtiyaç var. tabi okuyanı ve yazanı geliştiren bir gazeteye
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
24-04-2014, 17:43
Mesaj: #5
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
Sol'un, Birgün'ün veya Evrensel'in yeterli olduğunu iddia edebilecek kimse var mı acaba? Hepsinin de durumu ortada. Sol daha geçen darboğazdayız diye bağış çağrısında bulunuyordu. Ayrı gazeteleri savunanların birgün bu gazetelere uğrayıp çalışma koşullarını görmelerini isterim.
Ortak gazeteyi geçtim. Ortak bir haber ajansımız bile yok. Gerçi şu an bu gazetelerin haber ajansı bile yok. Hepsinin toplam tirajı 40 bini geçmiyor. Son dönemde Birgün'ün tirajları arttı ama gerçek satışlamı arttı bilmiyorum. Sol gezi direnişinden bugüne tirajını ne kadar artırmış bir bakmak lazım. Parti içine yayın çıkarmak için günlük gazete gibi zahmetli bir işe ne gerek var? Sen ben bizimoğlan okuyacaksa bu zahmet niye? web sitelerine bile gerek yok. mail atsınlar biz okuruz.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
25-04-2014, 14:35
Mesaj: #6
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
gazeteciliği köşe yazılarından ibaret sanma hastalığıdır bu öneriniz Ergun bey. Örneğin "haber" meselesinde ortaklaşılabileceğini düşünüyorsanız Birgün'ün attığı "yiyin birbirinizi" manşetini hatırlatmak isterim. En nihayetinde her yapılan haber taraflıdır şayet sadece trafik kazası bilançosu açıklayan , borsada iniş çıkış verisi veren, spor karşılaşma sonuçlarını yazan bir gazete olmayacaksa. Ha eğer derseniz ki bu toplamlar birbirlerinin hassasiyetlerine göre hareket etsinler, bu da gazeteciliğin kendisinden feragat etmek demektir.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
25-04-2014, 17:23
Mesaj: #7
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
Bir manşeti belirlemek bu kadar zor mu? Manşette bile anlaşamayacak bir noktada mısınız? Atacağınız manşetle ülkeyi devrimin eşiğine getireceğinizi mi düşünüyorsunuz? Manşetle ülkeyi değiştirebilecek güçte misiniz? Burdaki öneri zorunluluktan kaynaklanıyor. Sol kitleselleşirse ne Birgün'ün ne Sol'un böyle sorunları olmayacak zaten. Belli bir aşamadan sonra isteyen kendi gazetesini yine çıkartsın. Böyle kendi çöplüğümüzde eşelenmeye devam edeceksek herkes gazeteyi nasıl ayakta tutarız onun derdine düşsün. Gezi'den bugüne ne kaldı? Seçimlerde halimiz nicedir? Kimin umurunda, bizim gazetemiz var. Bir de örgütlenmek lazım (nasıl olacaksa). Gazeteyi de partililer 2'şer tane almaya başlarsa tiraj sorunu da çözülür. Böyle bir yirmi yıl daha takılırız.
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
25-04-2014, 21:03
Mesaj: #8
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
Biraz daha açıklığa kavuşturmak için kısa maddeler halinde hatırlatma/ekleme amaçlı bir özet yapmak istiyorum:

- Gazete önerisi, bugünkü yayın organları kapansın anlamına gelmemektedir. Kendi tabanlarına hitap etmenin daha ucuz araçlarını bulamayanlar devam edebilir.
- Önerdiğim tiraj, özellikle internet erişimi olmayan, ağır koşullarda çalışan emekçileri ve kent yoksullarını hedeflemektedir. Türkiye solunun hiç böyle bir aracı olmamıştır. 
- Bu ortak araç, solun çeşitli kesimlerinin para toplayarak elektronik yayın yapmak amacıyla emekçilere birer tablet bilgisayar dağıtmasına ve bu tabletlerin üzerinde her hareketin bir uygulamasının bulunmasına benzetilebilir. Biraz kaba bir benzetme oldu ama bahsettiğim gazete, her öznenin boyunu aşmakta. (bu arada tablet fikri bile mevcut durumdan daha anlamlı galiba!)
- Tartışmayı açık uçlu koyduğum için zaten bu işin ne kadar zor olduğunun farkındayım ve gerekçelerden "ortaklık" yanının daha ağır bastığı kanaatinde olmakla birlikte "polemik yayını" riskini göz ardı etmiyorum. Mevcut yayınların içinden de böyle bir tartışmaya katkı sunulması ne güzel olurdu.
- Her gazetenin iyi muhabirleri var, bunlar birbirlerine düşmanlık edecek, kötü laf söyleyecek insanlara benzemiyorlar. Ha, gazeteleri komiserlikleri altında tutan yöneticilerin anlaşamayacakları kesin! Polemik portalı onun için bu projenin olmazsa olmazı Smile
- Bir de her mevcut solcu gazetenin beğendiğim ve beğenmediğim, başarılı ve başarısız manşet ve haberleri var. Gazetecilikte haberden, eşitlikten ve emekten yana taraf olmanın yarattığı ortaklık azımsanmasın.
- Son olarak tartışmaya daha iyi katkı koymanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Kendim de bir vadede yapmak ihtiyacındayım. 10 gün boyunca bu yayınların tümünü birden alıp birleştirmeye çalışalım. Yüzde kaçının basılması mümkün olmaz, internete sürülürdü egzersizi yapalım...

 

 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
28-04-2014, 00:22
Mesaj: #9
RE: Türkiye'ye bir gazete lazım!
üzgünüm ama, kendi haberlerini kendi muhabirlerinden almadan, çalıntı çırpıntı haberlerle, hiçbir kaynak göstermeden, muhabirlerin alın terlerini çalarak gazetecilik olmaz. türkiye'de sol/devrimci gazetecilik namına yapılan ajanslardan haber çalarak gazete sayfaları doldurmaktır. insanların teveccühü, onların başka hiçbir yerde göremeyecekleri haberler yakalayarak kazanılır. çapsız solcu takımının köşe yazılarını yüzbinlerin okuyacağını düşünmek bana hayalden ibaretmiş gibi geliyor. devrimci bir hatta oturacak bir gazetecilik için yoksulların nabzını tutan iyi bir muhabir kadrosu, bunun için yüklü bir sermaye, bunun için de sağlam bir güç birliği, tüm bunlar için de "sol örgütlerin" 40 fırın ekmek yemesi gerekiyor.
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 


Foruma Git:

[-]
Duyurular
Forum üyeleri, alt forum başlıklarından uygun olanına tıkladıklarında açılan sayfadaki YENİ KONU AÇ butonlarını kullanarak yazı ekleyebilir
MS Word'den forumumuza yazı aktarma

[-]
Son Yazılar/Yorumlar
Açık Radyo Kimin Sesi
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:24
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4507
Suriye'nin Fua ve Kafraya Beldelerinde Katliam V...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:01
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 6970
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Son Yazı: A. Meriç Şenyüz
16-07-2015 10:23
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 12580
Jerónimo de Sousa ile PCP’nin seçimlere bakışı ü...
Son Yazı: haddizât
07-07-2015 20:02
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5378
Yeni Dönemde Birleşik Haziran Hareketi Ne Yapmal...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
21-06-2015 18:12
» Cevaplar: 7
» Gösterim: 12121
AKP'NİN SILAHLANDIRDIĞI VE HER TÜRLÜ DESTEGİ VER...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-06-2015 18:23
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 3801
HDP seçimlerde neden desteklenmeli?
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
05-06-2015 12:25
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5618
Bereketli toprakların ozanı Orhan Kemal 100 yaşı...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
03-06-2015 23:49
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 6642
seçimde ne yapmalıyız?
Son Yazı: ali mert
22-03-2015 00:57
» Cevaplar: 10
» Gösterim: 18728
Vişnelik sürecinin katılımcılarına bir öneri
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-02-2015 21:47
» Cevaplar: 11
» Gösterim: 27690