Birinci TİP deneyimi
bir daha yaşanır mı acaba?

Türkiye'de Leninizme
yer var mı?
Gezi Ayaklanması
saptamaları

Yeni bir dil, hareket
ve geleneksel refleksler

Sol, iktidara nasıl
gelebilir?

 

Yeni Cevap 
Burjuva biliminin "kristal küre" arayışı
06-04-2014, 12:52
Mesaj: #1
Burjuva biliminin "kristal küre" arayışı
Pek çok emperyalist ülkenin üniversitelerinde dünya üzerindeki savaşları, iç savaşları, toplumsal patlama, isyan ve devrimleri öngörebilecek bir sistem oluşturma çalışmaları sürüyor. Daha çok ezilen ülkelerde görülen bu tür sistemin "istikrar"ını bozucu durumların öngörülmesinin gerici devletlerin gerekli önlemleri almasına yardımcı olacağı düşünüldüğü gibi aynı zamanda emperyalist ülkelerin kendi aralarındaki pazarları yeniden paylaşım için sürdürdükleri kıyasıya rekabetinde avantaj elde etmek için büyük önem arz ettiği anlaşılıyor. Aynı zamanda emperyalist sistemin tek tek halklarında "katastrofik" durumları üretmeye ne kadar yatkın olduğu (ve sık sık da ürettiği) hakkında buradan bir fikir elde etmek mümkündür.

New York Times Türkçe baskısından bu konuyla ilgili oldukça ilginç bir yazı: 


[Resim: 23SENGUPTA-master675.jpg]

Küresel Felaketleri Tahmin Etmek 

30.03.2014 

SOMINI SENGUPTA 

Birleşmiş Milletler - Yaşadığımız şu incelikli tahminler çağında çevremizi öyle bir algoritmalar ağı sarmış ki; neyi satın alabileceğimiz, kiminle çıkabileceğimiz ve seçim zamanı kime oy verebileceğimiz hakkında sürekli kestirimler yapılıyor. Ve sonunda sosyal bilimciler, aynı yöntemlerle, birbirimize ne zaman korkunç şeyler yapabileceğimizi de tahmin etmeye başladı. 

Avustralyalı araştırmacılar soykırımları kestiren matematiksel bir model geliştirdi. İsviçreli bir sosyolog, ne zaman savaş çıkacağını tahmin etmek için yüz yılın haberlerini taradı. Duke Üniversitesi'ndeki bir laboratuvar, isyanları öngörmek için kullanılabileceği söylenen bir yazılım hazırlıyor. Bir başka ekip de siyasi şiddeti kestirmek için Twitter'daki nefret sözlerini derliyor. 

Girişimlerin önemi, ülkelerin savunma bütçelerinden bebek ölümlerine ve haber veya Twitter mesajlarında kullanılan kelimelere kadar birçok veriyi harmanlayarak, hesaplama tekniklerinden yararlanmasından kaynaklanıyor. Gerçi bunların hiçbiri kitlesel şiddeti öngören eksiksiz bir kristal küre üretmiş değil. Tabii bunun çok geçerli bir sebebi var. Kitlesel kıyımları tahmin etmek için web tabanlı bir erken uyarı sistemi geliştiren siyaset bilimcisi Jay Ulfelder, "Olayların sıklığı çok düşük, veriler de ses getiren nitelikte. Bu yüzden tahmin çok zor" diyor. 

Yine de sosyal bilimciler, hadiselerin patlak verebileceği yerleri kestirmekte giderek iyileşiyor. ABD'deki istihbarat camiasının bu sahayı yıllardır incelemesi boşuna değil. Ulfelder'in on küsur yıldır yardımcı olduğu, hükümete bağlı Siyasi İstikrarsızlık Görev Gücü, hangi ülkelerin kısa vadede sivil kargaşalık yaşayabileceğini önceden bilmeye çalışıyor. Kullanılan veriler gizli; tahminler için hükümetin hangi bilgileri kullandığı da. 

Artık verilerin izlenmesi günlük hayatımızın az-çok bir parçası haline geldi. Dünyadaki polis teşkilatları, suçun ne zaman nerede yaşanacağına dair analitik tahmin araçlarını giderek daha çok kullanıyor. 

Kitlesel şiddet olaylarının tahmini de bir başka alan. Bu konudaki çabalardan biri de Avustralya devletinin de desteğini alan 2012 tarihli, Sydney Üniversitesi'ne ait bir proje. Projede kitlesel kıyımların olasılığını haber verebilecek on küsur değişkene bakılıyor. Örneğin, siyasi suikast veya darbe oldu mu? Komşu ülkelerde çatışma var mı? Bebek ölümleri yüksek mi? (Bebek ölümlerinin, kargaşalığın önemli bir göstergesi ve devlet kurumlarının işlemediğinin bir işareti olduğu ortaya çıkıyor.) 

Makine öğrenmesinden yararlanan araçlarla her bilginin etkileri hakkında çıkarımlarda bulunan araştırmacılar, 2011-2015 yıllarında en yüksek soykırım riskini gösteren 15 ülkelik bir liste ortaya koydu. O sıralarda kimsenin gündeminde olmayan Orta Afrika Cumhuriyeti liste başıydı ve nitekim o gün bugündür şiddet ülkeyi derinden etkiliyor. Üst sıralardaki diğer iki ülke Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Çad'dı. Onların dışında Somali, Afganistan ve Suriye gibi çok bariz adaylar da vardı. Tutmayan tahminler de oldu: Sri Lanka listede olmasına rağmen 2011'den beri herhangi bir kitlesel şiddet yaşamadı (en azından şimdilik). 

Avustralya'daki projenin başkanlığını yapan ve Sydney Üniversitesi'nde devlet üstüne dersler veren Ben Goldsmith, tahminlerde yanılma payının doğal olarak yüksek olduğunu belirtiyor, çünkü "1950'lerden beri bu tip korkunçlukların ortalaması yılda birden az." 

Bazı hallerde bilgisayar hesaplama gücünün daha yüksek ve hızlı olması tahmin işini kolaylaştırıyor. Örneğin Zürih'ten Thomas Chadefaux isimli bir sosyolog savaşların ne zaman nerede çıkabileceğine bakmış. Google'un dev gazete veritabanından, 1902-2001 yıllarındaki haftalık haber yazılarını taramış ve gerilimi işaret eden kelime ve ifadeleri (kriz, çatışma, muharebe, bomba gibi) belirlemiş. Çıkardığı matematiksel modelin ülkeler arasında çıkması muhtemel savaşları bir yıl, ülke içindeki savaşları da altı ay öncesinden kestirebildiğini söylüyor Chadefaux. "Savaşlar nadiren durduk yere çıkar" diyor. 

Georgetown Üniversitesi'nden Kalev H. Leetaru da "Uluslararası Olaylar, Diller ve Nüanslar Veritabanı" isimli dev bir koleksiyon oluşturdu. Veritabanı 1979'dan günümüze kadar yaşanmış önemli olayların haberlerini internetten derlemiş ve gelecekte yaşanabilecek gelişmelerin incelenmesinde kullanılabiliyor. 

Birkaç proje de gerçek zamanlı tahmin araçlarından yararlanıyor. 

Georgia Institute of Technology'den Michael Best geçen yıl Kenya'daki seçimler için Twitter ve Facebook'taki siyasi şiddet haberlerini derleyen bir aracın geliştirilmesinde yer aldı. 

Nijerya da, önümüzdeki yıl seçmenler sandığa giderken araştırmacıların seçim güvenliği merkezinde çalışmalarını kabul etti. Bu araştırmacılar sosyal medyadaki nefret sözlerini tarayacak ve sonuçları seçim ekranlarındaki bulgularla karşılaştıracaklar. 

Profesör Best, sosyal medyadaki sözlerle şiddet olaylarının saptanamayacağını, Nijeryalıların çevrimiçi mesajlarını sansürlemenin de ahlaki olmayacağını söylüyor. Fakat ona göre kelimeler yine de duman işareti gibidir; o yüzden de otoritelerin doğru zamanda doğru yerde olmasına yardım edebileceğini umuyor. 

http://www.sabah.com.tr/NewYorkTimes/201...hmin-etmek
yazının orijinali: http://www.nytimes.com/2014/03/23/sunday...upta&_r=0 
 
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Yeni Cevap 


Foruma Git:

[-]
Duyurular
Forum üyeleri, alt forum başlıklarından uygun olanına tıkladıklarında açılan sayfadaki YENİ KONU AÇ butonlarını kullanarak yazı ekleyebilir
MS Word'den forumumuza yazı aktarma

[-]
Son Yazılar/Yorumlar
Açık Radyo Kimin Sesi
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:24
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4041
Suriye'nin Fua ve Kafraya Beldelerinde Katliam V...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
26-08-2015 12:01
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 6363
7 Haziran seçimleri ve işçi sınıfı diktatörlüğü
Son Yazı: A. Meriç Şenyüz
16-07-2015 10:23
» Cevaplar: 2
» Gösterim: 11966
Jerónimo de Sousa ile PCP’nin seçimlere bakışı ü...
Son Yazı: haddizât
07-07-2015 20:02
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 4918
Yeni Dönemde Birleşik Haziran Hareketi Ne Yapmal...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
21-06-2015 18:12
» Cevaplar: 7
» Gösterim: 10974
AKP'NİN SILAHLANDIRDIĞI VE HER TÜRLÜ DESTEGİ VER...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-06-2015 18:23
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 3483
HDP seçimlerde neden desteklenmeli?
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
05-06-2015 12:25
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 5188
Bereketli toprakların ozanı Orhan Kemal 100 yaşı...
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
03-06-2015 23:49
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 6215
seçimde ne yapmalıyız?
Son Yazı: ali mert
22-03-2015 00:57
» Cevaplar: 10
» Gösterim: 17350
Vişnelik sürecinin katılımcılarına bir öneri
Son Yazı: Vedat AYDEMİR
11-02-2015 21:47
» Cevaplar: 11
» Gösterim: 26164