Eşitlikçi Forum
Sosyalist vekillerimiz gelirleri hakkında sessiz! - Yazdırılabilir Sürüm

+- Eşitlikçi Forum (http://esitlikciforum.net)
+-- Forum: HaberVeriYorum (/forumdisplay.php?fid=8)
+--- Forum: Yorum (/forumdisplay.php?fid=11)
+--- Konu: Sosyalist vekillerimiz gelirleri hakkında sessiz! (/showthread.php?tid=89)



Sosyalist vekillerimiz gelirleri hakkında sessiz! - Erkin Özalp - 27-11-2013 15:39


Türkiye’deki milletvekillerinin aldıkları maaşları, yan gelirlerini ve diğer maddi ayrıcalıklarını (örneğin fazlasıyla avantajlı emeklilik koşullarını) hak ettiklerini düşünenlerin sayısı çok az. Herhalde, sorulsa, sosyalist vekillerimiz de bunlara itiraz edecektir. Peki ama, eşitlikçi bir düzenden yana olduklarını iddia edenlerin, haksız yere kendilerine sunulan ayrıcalıklardan kişisel olarak yararlanmayı reddetmesi gerekmez mi?

Ne önceki dönem milletvekili Ufuk Uras, milletvekilliği sayesinde elde ettiği gelirler hakkında hesap verme ihtiyacını duyuyor, ne de bugünkü sosyalist vekillerimiz, yani Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel, bu konuda herhangi bir açıklama yapıyor.

Oysa vekillik gelirleri hakkında şeffaf olmak ve bunların fazlasını bağışlamak ayıp değil! Örnekleri de var. Ama önce birkaç hatırlatma...

İşçi sınıfının ilk iktidarı olan Paris Komünü’nün (1871) aldığı kararlardan biri, devlet yöneticilerinin elde edecekleri gelirler hakkındaydı: Bunlar, (ortalama) işçi ücretlerini aşmayacaktı! Bir başka deyişle, yöneticilik, zenginleşmek için yapılan bir iş olmaktan çıkarılacaktı. Marx, Fransa’da İç Savaş’ta şöyle yazdı:

“Kamu hizmeti, tepedeki Komün üyelerinden başlayarak, işçi ücreti karşılığında görülmek zorundaydı. Yüksek makamlardaki devlet yetkililerinin kazanılmış hakları ve temsil ödenekleri, bu yetkililerin kendileriyle birlikte ortadan kalktı.” (Kaynak)

Devlet ve Devrim’de Marx’a göndermede bulunan Lenin, devlet yöneticilerinin maaşlarının ortalama işçi ücreti düzeyine düşürüleceğini hatırlatır (kaynak). Aynı konu Nisan Tezleri’nde de işlenmiş ve tümü seçimle belirlenecek olan devlet yöneticilerinin maaşlarının, “yetkin bir işçinin ortalama ücreti”ni aşmayacağı vurgulanmıştır (kaynak).

Sovyetler Birliği’nin 1977 tarihli anayasasında, milletvekillerinin önceki işlerinden ayrılmak yerine bunlara devam etmeleri ve vekillik görevleri için izin aldıklarında, düzenli işlerindeki ortalama gelirlerini elde etmeyi sürdürmeleri öngörülmüş (kaynak).

Küba Anayasasının 82. maddesine göre, milletvekilliği herhangi bir kişisel ayrıcalık ya da maddi kazanç getiremez ve milletvekilleri, yöneticilik görevleri sırasında, önceki işyerlerinde aldıkları kadar maaş almaya devam eder (kaynak).

Sosyalistler, “Sosyalizmde böyle olabilir, ama kapitalist bir ülkede yaşadığımıza göre, diğer milletvekilleri ne kadar para kazanıyorsa biz de o kadarını cebe indiririz” diyebilir mi? (Sırrı Süreyya Önder, Devlet Bahçeli ile bir polemiğinde, bu şekilde yorumlanabilecek şeyler söyleyebilmişti ne yazık ki [kaynak].)

Bunu söylemeyen sosyalistler var.

Örneğin, Avusturya Komünist Partisi’nin Graz örgütünün üyeleri, seçimle geldikleri yerel yöneticilik görevleri sayesinde elde ettikleri gelirlerin hesabını düzenli olarak veriyor. Yılda bir kez, “Açık Hesaplar Günü” düzenliyorlar. Belirlenmiş olan bir düzeyin üzerindeki gelirlerini kentteki yoksullara bağışlıyorlar. 1998-2012 yıllarında bu bağışların toplam tutarı 1 milyon 350 bin avroyu aşmış (kaynak).

Örneğin, ABD’de, yerel bir yasama organı olan Seattle Kent Konseyi’nin (city council) üyeliklerinden birine seçilen Sosyalist Alternatif partisi üyesi Kshama Sawant, bu görevi sayesinde elde edeceği gelirin Seattle’daki işçilerin ortalama ücretini aşan kısmını toplumsal hareketlere bağışlama sözünü vermiş (kaynak).

Örneğin, İngiliz parlamentosuna seçilen Sinn Fein üyeleri, 2005-2009 yıllarında, yalnızca sanayi işçilerinin ortalama ücretlerine eşit miktarda parayı kişisel olarak alırken, kendilerine sağlanan maddi ayrıcalıkların büyük bir bölümünü reddetmiş. Bu arada diğer partileri de elde ettikleri milletvekili maaş ve ödenekleri konusunda kendileri gibi eksiksiz şekilde bilgi vermeye davet etmişler (kaynak).

Örneğin, Hollanda’daki Sosyalist Parti’nin yerel meclislere, ulusal meclise ve Avrupa Parlamentosu’na seçilen üyeleri, bu görevleri sayesinde elde ettikleri gelirleri partilerine aktarıyor ve eğer partileri için tam zamanlı olarak çalışıyorlarsa, Hollanda’daki ortalama işçi ücreti kadar maaş alıyorlarmış (kaynak).

Kısacası, “bir başka vekillik tarzı”nı “hemen şimdi” hayata geçirmek mümkün!

Belki de, sosyalist vekillerimizden bazıları, elde ettikleri gelirleri kişisel olarak değil, eşitlik ve özgürlük mücadelesine katkıda bulunacak şekilde kullanıyordur.

Ama eğer böyleyse, bunu herkesin bilmesini sağlamaları gerekmez mi?

Halkçı bir yöneticilik tarzının güç kazanmasını istiyorsak, bu yöneticilik tarzının farklılığını somut olarak göstermek zorunda değil miyiz?

Seçimlerde belediye başkanlıklarına, milletvekilliklerine vb. aday olan sosyalistlerin, elde edecekleri gelirlerle ilgili olarak somut ve açık taahhütlerde bulunması gerekmez mi?

Yoksa “bağzı şeyler”in böyle gizli kalması mı daha iyi?




RE: Sosyalist vekillerimiz gelirleri hakkında sessiz! - Babuşkin - 04-04-2014 20:51

"Sosyalist" vekillerimizin "sessiz" kaldıkları tek konu bu değil. Örneğin ben sosyalizm hakkında tek kelime ettiklerini duymadım bu "sosyalist" vekillerimizin. Pardon bir istisna hatırlıyorum. Burada "sosyalist" milletvekilimiz Sırrı Süreyya Önder, "insanlığın bugüne kadar kurduğu en güzel düşlerden biri" dediği sosyalizmi -inanılması zor ama- "sosyal yardımın yasal güvenceye bağlanması" olarak tanımlıyor:





"İnsanlığın bugüne kadar kurduğu en güzel düşlerden birinin" bazı insanların başkalarının yardımlarına muhtaç halde yaşadığı bir toplumu aşmadığını düşünen bu "sosyalist" milletvekili hayatında herhangi bir sosyalist kitap okumuş mu hatta hiç düş kurmuş mu acaba diye sormadan edemiyorum... Bu bence Önder'in maaşlar konusundaki açıklamasından daha az "talihsiz" değil.

Milletvekili ve sendikacı maaşları hakkında söylediklerinize kesinlikle katılıyorum, özellikle işçilerin sırtından saltanat sürmenin çok revaçta olduğu sendikalarda gerçek sosyalistlerin (sosyalizmin "yasal güvenceye kavuşturulmuş sosyal hamiyet"ten daha fazla bir şey olduğunu bilenlerin) etkili olabilmesi için bu çok önemli bir ilke olarak savunulabilir ve savunulmalıdır, fakat bu milletvekillerinin bu tür bir ilkeyi benimseyeceklerini sanmıyorum.