Eşitlikçi Forum

Tam Versiyon: ANKET: Sosyalist sol, cumhurbaşkanlığı seçiminin 1. turunda ne yapmalı?
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
[Resim: Muhur.jpg]

 

 
Sosyalist sol beraber hareket edecekmişsine bir anket olmuş. Dolayısıyla sonuç yanıltıcı olabilir. Oy veremiyorum.

Ziyaretçi

hdp dışındaki sosyalist sol kendi adayını gösterebilmek için gerekli olan 20 milletvekilini bulabilir mi sahiden? ilhan cihaner, emine ülker tarhan sol cepheye yakınlar. hüseyin aygün var. belki aylin nazlıaka ve kamer genç imza verirler. 5 kişi etti. 20 imza çok zor. tkp seçimi boykot edecek. metin çulhaoğlu geçen hafta o yönde bir yazı yazdı solda. ödp ise chp sağcı birini çıkarmazsa chp'yi destekleyecek, değilse hdp'yi.
benim ilgimi çeken bir husus, sayfayı/anketi ziyaret edenler ile (an itibarıyla 401 kişi), ankete katılanlar (an itibarıyla 79 kişi) arasındaki, 1/5 oranındaki fark. 4/5'lik bir kesim de, "fikrim yok" demiş oluyor bir şekilde. şu an dipte gözükse de her türlü "fikrim yok" kazanır Smile 
Anketi boykot edenleri hesaba katmıyorsunuz. Anketi bile boykot ediyorsa seçimi zaten boykot eder fikirsiz değildir belki.
Ali Mert'in yukarıdaki yorumu, bir bilgilendirme ihtiyacı yaratmış oldu. Sitemizdeki "gösterim" sayıları, tekil ziyaretçilerin tıklamalarına dayalı değil. Bir başka deyişle, aynı IP adresinden gelen ikinci, üçüncü vb. ziyaretler de "gösterim" sayısına ekleniyor. 

Drupal yazılımını kullandığımız haberveriyorum.net'te böyle değildi. Ama buradaki forum yazılımımız olan MyBB'de, sadece, tüm tıklamalara dayalı olan "gösterim" sayılarını gösterebiliyoruz...
MyBB'yi boykot ediyorum o halde. Oyum Drupal'e...
Bir secenek de ben ekleyeyim. Sosyalist sol tum adaylarin ipligini paxara cikarmali ve halki boykota orgutlemeli. Bu sartlarda secimlerin mesruiyeti yoktur keza kazanan da tayyiptir calarak ya da cirparak..

 

Ziyaretçi

Sevgili Erkin... Türkiye'de sosyalist solu görüp te bize söylemiyosan aşk olsun...

Ziyaretçi

"Hangisi gerçek, Ali Haluk mu, Ali Mert mi?"

Meşruiyeti olmayan bir seçimi meşru hale getirmeye yarayacaktır seçime girmek. Bence yapılması gereken boykot çağrısıdır. Bu çağrı sisteme karşı yoğun bir ideolojik saldırıyla birlikte yapılmalıdır. Tayyip Erdoğan'ı ülkeye dayatan, halkımızı ona mahkum eden patron sınıfıdır. Pasif bir boykot hareketi değil halkın örgütlenmesine yarayacak bir çalışma yapılmalıdır. Örnek olarak da oy ve ötesi çalışmasını gösterebilirim. Çok daha gelişkin ve süreklileştirilmiş bir şekilde böyle bir yöntem de geliştirebilir sosyalist sol. Boykot örgütlenmelidir özeti.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne yapmalı? CHP karşısında nasıl bir tutum takınmalı? AKP'nin kıl payı önde olduğu yerlerde sırf iktidar partisini sarsmak adına en güçlü muhalif  aday, sağcı bile olsa desteklenebilir mi?..

ve buna benzer nice "anlamlı duruş", zamanı gelip çattığında pek çoğumuz için "doğru reçeteye muhtaç" ve mutlak doğrusu olan, bunun için sonuna kadar tartışmak için motive olduğumuz kavşaklar oluyor. Ama hep tartışıyoruz ve her seferinde farklı parametrelerle tartışmamız doğal. Reçete arayışını yanlış buluyorum.

Sonuçta sonucu etkileyebileceğin bir tavrı tartışmak başka bir şey, Türkiye'de solun zayıflığının açığa çıktığı her momentte dışarıdakilerin ilgilenmediği uzun tartışmalar yapmak başka bir şey. Elbet sosyalistler, işin doğası gereği "etkili tavır" dışında "anlamlı duruş" peşinde de koşmalıdır. Ama ilkinin olmadığı yerde ikincinin tüm gündemi işgal etmesi bana sorunlu geliyor.

Örneğin başka işler yapan, ve yaptığı işlerle (mesela Soma gibi işçi havzalarında tüm güçlüklere rağmen örgütlenmeyi başararak) kısmi etkiler yaratabilen sol hareketlerin seçimleri tartışmaları çok daha verimli olacaktır.

 

 
tayyip mayıs sonlarında adaylarını açıklayacaklarını söylemişti ama sanırım bazı çekincelerinden dolayı henüz kendi ismini açıklamadı. muhalefette bir sürü isim dolanıyor. benim düşüncem chp yine politikasızlığını, beceriksizliğini kanıtlayacak bir aday gösterecektir. zaten "sağdan oy koparsın, merkez sağa göz kırpsız, milliyetçilere yakın olsun" lafları dolanmaya başladı. [abdüllatif şener diyen var ya]

türkiye tarihinde devlet güçleriyle en uzun süreli ve en kitlesel çatışmanın üzerinden daha 1 yıl geçti. yerel seçimlerin, sokak hareketini sandığa sığdırma çabasının boş bir hayal olduğunu göstermesi gerek. haziranın temelde 2 talebi vardı; kamuculuk ve laiklik. ben kılıçdaroğlunun en son ne zaman bu kavramları cümle içinde kullandığını bile hatırlamıyorum. chp, yeni rejimin (2.cumhuriyet ya da 3.meşrutiyet) bazı sivriliklerini ama özellikle halkın yeni rejime karşı muhalefetinin sivriliğini absorbe etme görevini almış.

[kılıçdaroğlu, haziran eylemlerini değerlendiren bir açıklamasında tayyip erdoğan'a şöyle seslenmişti; "bu insanlar senin istifanı istemiyor ki, kalk git onlarla konuş, diyalog kur." halk sokaklarda hükümet istifa diye bas bas bağırırken, muhalefet lideri bunu duymazden geliyor.]

sokakta bir savaş var. chp'nin ufku bu savaşa yetmiyor. mesele seçime sıkışmamalı. o yüzden boykot.

ayrıca zaten seçim meşru mudur? 17 aralık'ta yaşananlar, seçim hırsızlıkları, soma... ortada anayasa, meclis, devlet diye bir şey yok ki zaten.



 
Referans URL